Televizyon Satın Alma Rehberi 2017

Teknolojinin akıl almaz bir hızla geliştiği gayet açık bir gerçek. Bizimse tüketiciler olarak bu doğrultuda her gün yeni çıkan bir cihaza aşina olurken, hali hazırda aşina olduklarımızdan bazılarını ise hayatımızdan yavaş yavaş çıkarıyor olmamız da öyle. Peki ama örnek vermek gerekirse özellikleriyle sürekli olarak birbirinin önüne geçen akıllı cep telefonları ya da boyutları gittikçe küçülen tabletler tüm klasikleri ekarte edebilecek güçteler mi? Konu televizyon ise şunu söyleyebiliriz ki, onlar daha uzun bir süre hayatımızda kalacak gibi görünüyorlar.

Hızla gelişen teknolojiyle beraber video oyunu oynanabilen, film izlenebilen, müzik dinlenebilen ve bunların yanı sıra internete de bağlanılabilen yüksek standartlarda çok fonksiyonlu bir cihaz haline dönüşen televizyonlar, evin bir (ya da hatta birden fazla) köşesinin hala en geçilmez teknolojik cihazları. Bu noktada televizyon satın alma girişiminde olanlara sorumuz şu: Siz, tüm bu çeşitli özelliklere sahip televizyonlardan hangisinin ihtiyaçlarınıza en doğru şekilde cevap vereceğini biliyor musunuz? Bir an dahi durup düşündüyseniz, gelin, televizyon alırken neleri göz önünde bulundurmanız ve hangi televizyonu seçmeniz gerektiği konularına birlikte göz atalım:

Ölçü

Neyin ölçüsü? Öncelikle televizyonu yerleştirmeyi planladığınız yerin (ki, her zaman için sağdan soldan ve arkadan 5-6 cm’lik bir boşluk vermenizde yarar var), sonrasında ise ekranı göreceğiniz mesafenin. Bu da zaten beraberinde ekran boyutu konusunu gündeme getiriyor. Ekran boyutu her ne kadar kişisel bir tercih olsa da, izleme deneyimi olarak hangi mesafede hangi ekrandan en iyi görüntü sonuçlarını alabileceğinize ilişkin şu tablo size fikir verecektir:

Diyagonal
(Ekran)
Minimum İzleme
Mesafesi
(m)
Maksimum İzleme
Mesafesi
(m)
32 1,2 2
37 1,4 2,3
40 1,5 2,5
42 1,6 2,7
46 1,75 2,9
50 1,9 3,1
52 2,0 3,3
60 2,3 3,8

Görüntü Teknolojisi

Ölçüleri belirleyip, kaç inçlik bir televizyonun sizin odanız için en iyisi olacağına karar verdiyseniz şayet, ikinci aşamada muhtemelen görüntü teknolojisi üzerine kafa yormaya başlamış olacaksınız demektir. Bu anlamda -tüplü bir televizyonu tercih etmeyecekseniz tabii ki- iki teknoloji arasında seçim yapmanız mümkün: Plazma ve LCD - LED.

Karşılaştırma Alanları Plazma LCD - LED
Görüntü Kalitesi Normal koşullarda ya da düşük ışıkta daha iyi görüntü kalitesi Yüksek ışık altında daha iyi görüntü kalitesi
Durağan Görüntü Burn-in problemine yatkınlık* İstenmeyen sonuçların doğmadığı statik görüntü aktarımı
Hızlı Görüntüler Hızlı akan görüntüler esnasında iyi performans Hızlı akan görüntüler esnasında bulanıklık ve hareketlerde olası küçük gecikmeler (Motion Blur Effect)
Yüksek Kontrasta Sahip Görüntüler LCD ve LED panellerle karşılaştırıldığında yüksek kontrast oranında daha iyi görüntü kalitesi Plazma panellerle karşılaştırıldığında yüksek kontrast oranında daha yetersiz görüntü kalitesi
Yaşam Süresi & Tamirat - Fonksiyonel olarak yaşam süresinin ortasına gelmesiyle daha az parlaklık
- Parlaklıkta yaşanan zayıflamanın tamir edilememesi**
- LCD ve LED panellerle karşılaştırığında daha kısa yaşam süresi
- Yaşam sürelerini tamamlamalarının ardından renklerde ortaya çıkan bozulmalar
- Renklerde yaşanan bozulmaların tamir edilebilmesi***
- Plazma panellerle karşılaştırıldığında daha uzun yaşam süresi
Güç Tüketimi Daha yüksek güç tüketimi Daha düşük güç tüketimi

* Burn In, televizyon ekranında uzun süre duran aynı resmin (örneğin kanal logosu), o resmin kaynağı olan görüntünün değiştirilmesi sonucunda dahi izinin aynı yerde kalması durumuna verilen addır. Burn-in probleminin ortaya çıkması için geçmesi gereken süre üretici firmanın kullandığı teknolojiye göre farklılık göstermekle beraber, şu da bilinmelidir ki gelişen plazma televizyon teknolojisiyle beraber bu önemli bir sorun olmaktan çıkmıştır.
** Bu problemin ortaya çıkma sebebi renkleri göstermesi adına bu televizyonlarda kullanılan gazların (genelde ksenon ve neon) zamanla zayıflamasıdır ve bu anlamda bir yenileme yapılamaz.
*** LCD ve LED televizyonların yaşam süreleri gerektiği takdirde değiştirilebilen arka aydınlatmalarına bağlıdır. Arka aydınlatma zayıfladığında televizyonun renklerinde bozulmalar yaşandığını görmek mümkündür.

LED televizyonlar, LCD televizyonların bir türevidir ve aralarındaki fark arka aydınlatma teknolojilerinden kaynaklanır. LCD televizyonlar bu anlamda floresan lambalarından yararlanırken, LED teknolojisine sahip televizyonlar aynı amaç için bir dizi LED, yani “ışık yayan diyot” kullanırlar. Bu da onlara basit donanımlı LCD televizyonlar karşısında daha iyi kontrast oranları, renkleri vermede daha yüksek duyarlılıklar ve görüntü yenilemesinde daha iyi sonuçlar ortaya çıkarmalarına olanak tanır. LED’lerin konumlandırılma biçimlerine göre bu televizyonlar iki kategoride sınıflandırılırlar: “Edge-Lit” ve “Full-Array Backlit”.

Edge Lit: Edge-Lit LED televizyonlarda LED’ler ekranın kenarlarında konumlanır; bu da ortaya Full-Array Backlit kategorisindeki ürünlerle karşılaştırıldığında daha ince yapılı ve daha hafif LED televizyonların çıkmasına olanak tanır.

Full-Array Backlit: Full-Array Backlit LED televizyonlarda LED’ler tüm ekranın arkasına yayılırlar; bu da daha doğru kontrast, parlaklık, siyahlık ve renk doygunluğu seviyeleriyle Edge-Lit LED kategorisindeki ürünlerle karşılaştırıldığında daha iyi görüntü kalitesinin ortaya çıkmasını sağlar.

OLED TV

Her ne kadar üretim ve satışına henüz yaygın olarak başlanmış olmasa da OLED televizyonların yakın geleceğin en iddialı teknolojilerinden biri olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki nedir bu teknoloji? Kabaca tanımlamak gerekirse OLED televizyonların çalışma prensibi, elektrik akımını direkt olarak organik materyallerin (örneğin kırmızı, yeşil ve mavi renkleri oluşturan karbon) arasından geçirmesi üzerine kurulmuştur. Elektrik akımının geçmesiyle kendi ışıklarını yayan OLED paneller ortaya şu an mevcut olan televizyon teknolojilerinden çok daha parlak, zengin, derin ve daha iyi renk doygunluğu çıkarırlar. Bununla beraber “directly-lit” tasarımlarından dolayı da çok daha ince yapıdadırlar.

Çözünürlük

Ekran çözünürlüğü hiç kuşkusuz ki satın alma aşamasındaki bir diğerli önemli adım. Görüntüyü meydana getiren her bir pikselin toplam karşılığını ifade eden çözünürlük, genellikle “1366x768” şeklinde gösterilir ve ilk ölçü (1366) piksellerin ekranın enine olan sayısını işaret ederken, ikincisi (768) boyuna olan sayısını ifade eder. Şu an mevcut olan televizyon modellerinin büyük bir çoğunluğu ya 1366x768 ya da ondan daha yüksek bir çözünürlüktedir. Bu anlamda 1366x768 ve 1920x1080 aralığında bir çözünürlüğe sahip olan televizyonlar HD Ready olarak sınıflandırılırken, 1920x1080 ya da ondan daha yüksek bir çözünürlüğe sahip olan televizyonlar Full HD olarak kategorilendirilir. HD Ready televizyonlar özellikle farklı bir HD görüntü kaynağıyla beslendiklerinde (örneğin Blu-ray Player ya da HD televizyon kanalı) görüntüleri daha keskin gösterebiliyor olsalar da Full HD televizyonlardaki görüntü kalitesini tam anlamıyla yakalayamazlar. Bununla beraber unutulmaması da gerekir ki, görüntü kalitesindeki farklılıklar 32 inçten küçük boyutlardaki ekranlarda fark edilebilir değildir.

Ultra HD TV

4196x2160 ve 3840x2160 piksel çözünürlükle son dönemde yavaş yavaş atağa geçen Ultra HD TV’ler, aynı zamanda 4K TV olarak da biliniyor ve şu an 1920x1080 piksele sahip Full HD TV’lerden dört kat daha iyi derecede, maksimum çözünürlük sunuyorlar. Ancak teknolojinin yeni yeni gelişiyor olması ve bu doğrultuda da 4K içeriğinin yok denecek kadar az olması kullanıcı açısından Ultra HD TV satın alımı gerekliliğini pek doğurmuyor.

Televizyon Yenileme Hızı: Hertz (Hz)

Terim olarak saniye başına düşen devir sayısını ifade eden Hertz, LCD televizyonlar söz konusu olduğunda bir saniye içerisinde ekrana düşen görüntü sayısını ifade eder. Geçmişte tümü 60Hz olan ve spor etkinlikleri başta olmak üzere hızlı görüntü akışına sahip programlar sırasında gecikmelerin ortaya çıkmasına neden olan LCD televizyonlar, üreticilerin bu anlamda yapmış oldukları geliştirmelerle 120Hz, 240Hz ve hatta 480Hz seviyeleriyle piyasaya sürülmeye başlandı. Yükseltilen bu yenileme hızları ise sadece görüntü gecikmelerini ortadan kaldırmakla kalmayıp, aynı zamanda ekrana çok daha gerçekçi görüntülerin çıkmasına olanak tanır hale geldi.

Şunu da belirtelim ki, görüntü yenileme hızındaki farkı anlamak için 120Hz seviyesine sahip bir televizyona bakmak yeterli olacaktır; zira bu seviyenin üstündeki oranlar gözle pek ayırt edilebilir değildir. Son olarak formatları gereği plazma televizyonlarda bu problem karşımıza çıkmaz.

60Hz 120Hz arasındaki fark: Video

Donanım

Televizyonun özellikle arka kısmına baktığımızda farklı cihazları bağlamak için çeşitli birçok giriş/çıkış noktalarının olduğunu görürüz. Bunlardan en temel olanları her televizyonda bulunması gereken analog ve dijital kablo alıcısı (DVB-C) ve karasal sayısal video yayıncılığı (DVB-T) alıcısıdır. Bununla beraber artık pek çok cihazda standart HD sistemler için geliştirilen ikinci nesil dijital uydu alıcısı (DVB-S2) da standart hale getirilmiştir.

Ancak şimdi önemli bir noktaya dikkat çekelim. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından Şubat 2013’te yayınlanan bildiri ve ilişkin kanuna göre ikinci nesil karasal sayısal televizyon (DVB-T2) alıcı özellikleri Türkiye’de video yayıncılığının standardı olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda 2013-2015 arasında analog ve dijital olarak beraber sürdürülecek yayınlar, 2015 Mart ayında analog yayının sonlandırılmasıyla yola yalnızca dijital olarak devam ediyor olacak. Buradan yola çıkarak yeni televizyon satın almayı planlayanlara önerimiz cihazın DVB-T2 alıcısının olup olmadığına dikkat etmeleri olacaktır. Cihazın DVB-T2’yi desteklemediği bir durumda ise bu problemin üstesinden ek bir alıcı kutusuyla (set üstü kutusu) gelebilirsiniz.

Donanım olarak bunların haricinde televizyon keyfini Blu-ray oynatıcılar, oyun konsolları, dekoderler, dizüstü bilgisayarlar ve dijital fotoğraf makineleriyle hem görüntü, hem ses, hem de işlev anlamında maksimize etmek için yeterli sayıda HDMI portunun bulunması önemlidir, ki bu sayının minimum üç olması gerektiğini söyleyebiliriz.

3D Teknolojisi

Birçok televizyon izleyicisi tercihini hala 2D televizyonlardan yana kullanıyor olsa da, 3D teknolojisine sahip televizyonların da oldukça hatırı sayılır düzeyde ilgi gördüklerini söylemek mümkün. Pek çok 2D’ye uygun oluşturulmuş görüntüyü de muhteşem bir şekilde aktaran 3D televizyonlar, gözlük tipleri nedeniyle iki teknolojik alt kategoride incelenebilirler:

Pasif 3D

Pasif 3D bir gözlüğün kullanıcıya sunduğu deneyim, kullanıcının sinemada yaşayacağı deneyime oldukça benzer. Ekranda iki görüntü eş zamanlı olarak gösterilirken, gözlüğün polarize edilmiş camları doğru görüntüyü her bir göz için filtreleyerek ortaya 3D efektinin çıkmasını sağlar. Bu da beraberinde aktif 3D’ye göre genel anlamda daha parlak bir görüntü getirir. Ancak her iki görüntü de aynı ekran çözünürlüğünü paylaştığından, her bir göz toplam çözünürlüğün ancak mümkün olan yarısını efektif bir şekilde görür.

Aktif 3D

Pil gücüyle çalışan LCD lenslere sahip aktif 3D gözlükler, herhangi bir kayba imkan vermeden her iki göze de toplam çözünürlüğü eşit şekilde aktarır ve doğaları gereği de pasif 3D’lere göre çok daha yüksek çözünürlük sunarlar. Ancak aktif 3D gözlükleri bir başka üreticinin televizyonunda kullanmanız mümkün değildir ve teknolojileri gereği de pasif 3D gözlüklerle kıyaslandığında çok yüksek fiyatlara sahiptirler. Bu da televizyonu şayet tek başınıza izlemeyeceksiniz, evdeki kişi sayısı kadar ek maliyet doğuracaktır.

Smart TV

Televizyon teknolojisine internet fonksiyonunun eklenmesiyle beraber geliştirilen Smart TV’ler, internette gezinmenizi, video ve müzik aktarımı gerçekleştirmenizi, çeşitli uygulamalardan faydalanmanızı ve Angry Birds gibi popüler oyunlar oynamanızı sağlarlar. Gün geçtikçe daha çok düz panel ekranın dahili Ethernet ve Wi-Fi bağlantısına sahip olmasıyla bu televizyonlar, eğer bilgisayarınızdaki içeriğin televizyonunuzun geniş ekranında keyfini çıkarmak niyetindeyseniz, kuşkusuz, yaptığınız en iyi tercih olacaktır. Aynı zamanda bu teknolojiyi sunan birçok cihaz USB, DVI ve hafıza kartı gibi çevrebirimlerine de sahiptir ki, bu da televizyonunuzda cep telefonunuzdaki ve fotoğraf makinenizdeki içeriği görüntülemenize imkan tanır.

Wi-Fi

Wi-Fi teknolojisi televizyonlarda iki grupta sınıflandırılıyor: Wi-Fi Ready ve Wi-Fi Enabled (Wi-Fi Built-in). Bunlardan Wi-Fi Ready internete Wi-Fi modeminiz aracılığıyla ancak ayrı olarak satın alacağınız uyumlu bir harici cihazla bağlanmanızı sağlarken, Wi-Fi Enabled gerekli teknolojinin televizyonun içerisinde gömülü olmasından dolayı internete bağlanmak için harici bir cihaz gerekliliği doğurmuyor. Tercih sizin.

Televizyon alacaklara hızlı tavsiyeler:

  • Eğer teknolojinin gelişiminin gerisinde kalmak istemiyorsanız, 4K altı televizyonlardan almayın, çünkü yakın bri gelecekte HD Ready ya da Full HD televizyonlar piyasada barınamayacaklar.
  • Yenileme hızı 120 Hz'dan düşük televizyon almayın
  • OLED teknolojisi, LED LCD teknolojilerinden daha iyi görüntü kalitesi sunuyor.
  • Curved televizyonlar görüntü kaltiesi olarak çok fazla şey sunmuyorlar
  • Televizyonun yanında soundbar almayı ciddi olarak düşünün, çünkü televizyonlar inceldikçe ses kaliteleri de düşüyor.

Popüler markaların en ucuz televizyon fiyatlarını ise Alve sayfalarında görebilirsiniz.