Objektif Satın Alma Rehberi

Objektif ve ya lens; bir fotoğraf makinesinin belki de en önemli parçası. Çektiğimiz fotoğraflar üzerinde kesinlikle en fazla etkisi olan, onlara karakter ekleyen parça. Basitçe içinden geçen ışığı sensöre ya da filme ileten objektifler, sensöre ulaşan ışık miktarından tutun da, fotoğrafın keskinliğine kadar çektiğimiz kareler üzerinde bir çok etkisi var. Büyük ustalar da demişler ya hep “gövdeye yatırım yapacağınıza gidin objektife yatırım yapın” diye. Çok da doğru söylemişler.

Uzun bir araştırmanın ardından kendinize en uygun fotoğraf makinesini aldınız, peki bu gövdeye hangi objektifi almanız gerekiyor? Bu seçim tamamen size, çekmek istediğiniz şeylere ve seçtiğiniz gövdeye kalmılş. Eğer hala almak istediğiniz gövdeye karar veremediniz mi? O zaman sizi DSLR satın alma ve Aynasız satın alma rehberlerini okumaya davet edelim.

Objektiflerin Özellikleri

Gövde işi halloldu. Peki objektif alırken nelere dikkat emek lazım? Bunun için dilerseniz önce objektifler hakkında bazı önemli detayları öğrenelim:

Diyafram

Objektifin içinde bulunan ve objektifin içinden geçen ışık miktarını ayarlayan metal yapraklardır. Yani diyafram açıldıkça objektifin içinden daha fazla ışık geçer. Diyafram açıldıkça diyafram açıklığını simgeleyen F değeri azalır. Örnek vermek gerekirse bir lens için f1.8, f2.8 e göre daha fazla ışık geçişine izin verir.

Odak uzaklığı

Objektifin merceğinin film ya da sensöre olan uzaklığıdır. Bir objektifin en belirleyici özelliğidir aslında. Fotoğraf makinesinin algılayacağı açıyı belirler. Odak uzaklığı azaldıkça objektifin göreceği alan genişlerken, odak uzaklığı arttıkça objektif daha dar bir alanı kapsayacaktır, bu da uzaktaki objelerin daha yakında algılanması anlamına gelir.

Odak uzaklıklarına göre objektif türleri:

Geniş açılı objektifler: Odak uzaklığı 40mm’den daha az olan objektiflere denir. Bu tür objektifler yakındaki nesneler olduklarından daha büyük gösterirken, uzaktakileri ise olduklarından daha küçük gösterirler. Çoğunlukla mimari, iç mekan ve manzara çekimlerinde kullanılırlar çünkü algıladıkları alan diğer objektiflere kıyasla daha geniş bir alandır, bu nedenle de distorsiyon adı verilen ve düz çizgilerin köşelere doğru yamulmasına neden olan soruna sahiptirler.

Normal Objektifler: Odak uzaklığı 40mm ile 60mm arasında kalan obejktiflerdir. Görüş açısı olarak insan gözüne yakın oldukları için normal objektif diye adlandırılmışlardır.

Tele objektifler: Odak uzaklığı 60mm’den büyük olan objektiflere denir ve çok uzaktaki konuları, yakınlaşmadan çekmek için kullanılırlar. Futbol maçlarında, fotoğrafçılar sahaya giremedikleri için kendilerinden uzakta olan olayları bu tele objektifleri kullanarak çekerler. Ya da vahşi yaşam fotoğrafçıları, gene çekecekleri vahşi hayvanları hem konularını ürkütmemek hem de güvenli bir mesafeden çekmek için kullanırlar. Astronomi fotoğrafçılığında da sıkça kullanılır tele lensler.

Değişken odaklı objektifler (zoom): Belli bir odak uzaklığı arasında çekim yapabilen lenslerdir. Yani aldığınız bir lens ile hem geniş açı, hem normal açı hem de tele olsun istiyorsanız, değişken odaklı objektifler tam da aradığınız şey. Değişken odaklı objektiflerin en büyük dezavantajı ise daha yavaş, diğer bir deyişle diyaframlarının sabit odaklı objektiflere göre daha kısık olmaları. Bu da objektiften geçen ışık miktarının daha az olduğu anlamına gelir. Diğer bir dezavantajı da, içerisinde daha fazla mercek barındırmasından dolayı sabit odaklı objektiflere kıyasla daha az keskin olmalarıdır.

Objektifin Etkileri

Dedik ya, çekilen fotoğrafa en çok etkisi olan parça objektiftir diye, peki neler bu etkiler?

Alan Derinliği

Diyafram ve Odak uzaklığının bir diğer etkisi de alan derinliği üzerindedir. Odak mesafesi ve de diyafram açıklığı arttıkça elde edeceğiniz alan derinliği de azalacaktır. Yani konunuzu arka veya ön plandan ayırmak istediğiniz zaman, alan derinliğini azaltarak konunuzu ön ve arka plandaki unsurlardan soyutlayabilirsiniz. Diğer bir deyişle “ön tarafı net arka tarfı flu” fotoğraflar çekmek isterseniz işte bu noktada alan derinliğine etki eden diyafram ve odak uzaklığı kavramlarına dikkat etmelisiniz.

Işık

Objektifin en büyük işlevlerinden bir tanesi de sensör ya da filme gidecek olan ışığı kontrol edebileceğiniz ilk parçanın olmasıdır. Üzerindeki diyafram yapraklarını açıp kapayarak içerisinden geçen ışığın miktarını kontrol edebiliyoruz. Diyafram yapraklarını açtıkça, objektifin içinden daha fazla ışığın geçmesine olanak tanıyoruz. Diyaframın açıklığına kısacası F değeri deniyor ve f2, f1.4 gibi değerlerle ifade ediliyor. Fakat farklı objektiflerde farklı merceklerin kullanılması sonucu, eşit F değerinde objektiten geçen ışık miktarı eşit olmayabiliyor. Bu durumda ise sadece sinema objektiflerine mahsus olmak üzere, objektifin içinden geçen ışık miktarı F değeri yerine T değeri ile ifade ediliyor.

Açı ve perspektif

Aslına bakarsanız objektiflerin en belirgin özelliğidir yarattıkları açı ve perspektif. Kullanılan odak uzaklığına göre çekeceğiniz fotoğraflara karakterlerini ekler objektifler. Örnek vermek gerekirse; geniş açılı objektiflerde yakında olan objeler uzakta olanlara göre çok daha büyük gözüktüğünden dolayı daha abartılı bir perspektif algısı yaratır ve çekilen fotoğraflara derinlik katar. Buna karşılık, tele objektifler derinlik hissiyatını azaltan, daha düz sonuçlar verirken daha dar bir alan derinliği ile konunun izolasyonunu sağlar.

Bokeh

Objektiflerin netlik dışında kalan bölgeleri garip şekillere sokması gibi bir alışkanlığı vardır. Bokeh, bir objektifin netlik dışında kalan alandaki ışığı nasıl işlediğini tanımlar.

Minimum netlik mesafesi

Bir objektifin en yakın nereye netleyeceğini belirtir. Macro objektifler daha yakına netleyebilirken, standart lensler daha görece uzak bir mesafeye netleyebilmektedir.

Özel lens türleri:

Balıkgözü

Dünyayı bir balığın gözünden mi fotoğraflamak istiyorsunuz? O zaman balık gözü objektifleri denemenizi tavsiye ederiz. Çok geniş bir görüş açısı yanında aşırıya kaçan bir distorsiyon elde edilen balık gözü objektifler, kesinlikle normal kullanım için ideal değil. Fakat alışılmışın dışında fotoğraflar elde etmek isteyen, ya da bambaşka bir açı deneyimlemek isteyen fotoğrafçılara kesinlikle balık gözü objektifleri kullanmalarını tavsiye ederiz. Genelde su altı fotoğrafçıları ve de manzara fotoğrafçıları kullanırlar.

Macro objektifler

Çekmek istediğiniz konuya çok fazla yakınlaşmanızı sağlayan, bu sayede insan gözünün göremeyeceği detayları çekmemizi sağlayan objektiflerdir. Her objektifin netleyebileceği minimum bir mesafe vardır. Konuya ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın, eğer çekmek istediğiniz konu minimum netlik mesafesinin daha yakınındaysa konu net çıkmayacaktır. İşte bu sorunu çözmek için vardır Macro objektifler.

Macro objektiflerde karşımıza çıkan en önemli detay büyütme oranı. Bu oran objektifin üstünde 1:2 ya da 1:1 gibi rakamlarla ifade edilir. Peki ne demek oluyor bu? Fotoğraf çektiğinizde objektiften geçen görüntü sensör ya da filmimizde oluşur. İşte 1:1 büyütme oranı olan objektiflerde objektifin algıladığı görüntü birebir boyutlarda sensöre aktarılabiliyor. 1:2 büyütme oranında ise yarısı büyüklüğünde

Tilt-Shift

Çektiğiniz fotoğraflarda persepktif düzeltme ve alan derinliği kontrolünü sağlayan objektiflerdir. Kullanım alanı olarak mimari çekimlerde, manzara çekimlerinde, portrelerde ve minyatür etki yaratılmak istenen fotoğraflarda kullanılırlar. Objektif iki tür hareket yapar: Tilt yani yatma ve shift yani kaydırma hareketleri yapar. Tilt alan derinliğini etkilerken, shift hareketi perspektif kontrolü sağlar.

Pancake objektif

Ufak ve yassı objektiflere verilen addır. Pancake objektiflerin en büyük yararı elinizdeki fotoğraf makinesini daha kompakt bir görünüm ve kullanım kazandırmasıdır. Pancake objektifler, daha ufak bir paket içerisinde kaliteli mercekler vaat eder ve bir fotoğraf makinesinin önüne takıldığında, fotoğraf makinesini cebe sığabilecek ölçülerde tutabilir.

Crop faktörü ve sensör boyutlarının fotoğrafa etkisi

Özellikle dijital fotoğraf makineleri çıktığından beri hayatlarımıza yeni bir kavram girdi: Crop faktörü. Ne ifade ediyor peki bu crop faktörü?

Her objektifin, yukarıda bahsettiğimiz gibi belirli bir karakteristiği vardır, odak uzaklığı da bunlardan birisidir. Odak uzaklığı alan derinliğinden tutun da görüş açısına kadar bir çok etkisi vardır fotoğrafların üzerinde, işte bu noktada objektifin arkasında duran sensörün boyu devreye giriyor. Objektiften elde edilecek görüş açısı, sensör boyuyla direkt alakalı olduğundan sensör boyu büyüdükçe objektiften alınan görüntünün alanı büyüyor ve doğal olarak eşit odak mesafesine sahip iki lensi iki farklı boyutta sensörün önüne koyduğumuzda büyük sensörün önündeki objektif daha büyük bir alan algılayacakken, ufak boyutlu sensör daha az bir alanı algılayacaktır.

Sensör tipi Çarpan
35mm - Full frame 1x
APS-C - DX 1,5x
Micro Four Thirds 2x
1" - CX 2,7x
1/2,3" - Kompakt 5,6x

Gelelim sensör boyutlarının görüş alanı üzerindeki etkisine: Bu ne demek oluyor yani? Full frame önüne taktığınız 28mm odak mesafesine sahip bir objektif direkt 28mm nin vereceği görüş açısı yani 75° sağlarken, APS-C sensör önüne takıldığında 42mm bir objektifin sağlayacağı görüş açısını verecektir.

Objektif alırken nelere dikkat etmelisiniz?

Unutmayın ki, çekilen fotoğrafın üzerinde en çok etkisi olan parça objektiftir. O nedenle objektif alırken vereceğiniz karar sizin fotoğraf deneyiminizi ve çekeceğiniz fotoğrafları baştan sona değiştirecektir. Bu nedenle bir objektif alırken ne çekmek istediğinizi iyi belirlemenizi tavsiye ederiz.

Her ne kadar bir lens belli bir amaç ya da tür için yapılmamış olsa da, bazı lensler bazı alanlarda daha sık kullanılıyor. Burdan yola çıkarak:

Portre: 50mm ile 135mm arasındaki lensleri tavsiye ederiz. Vahşi yaşam: 90mm ve üstündeki lensleri tavsiye ederiz. Sokak: 28 - 50mm aralığındaki lensleri tavsiye ederiz Seyahat: Hem geniş açı hem de tele lens aralığını kapsıyacak objektifleri tavsiye ederiz. Bu bağlamda da zoom objektif almanız sizin yararınızsa olur.

İhtiyaçlarınızın haricinde bütçeniz de çok önemli, fakat aynı fotoğraf makinesinde olduğu gibi, objektif alırken de en iyisini alayım hepsini yapsın diye bir şey yok. İhtiyacınızı ve bütçenizi doğru belirleyerek kendinize en uygun objektifi almalısınız.