​Podyumdan Sokağa, Erkek Stilinde Neler Oluyor?

Moda dünyasının hakimi sayılabilecek kadınlar, birkaç haftalığına da olsa podyumu biz erkeklere bıraktılar. Londra, Milano ve Paris gibi moda dünyasının öne çıkan şehirlerinde birbiri ardına düzenlenen moda haftaları sayesinde yüzlerce marka, önümüzdeki Sonbahar/Kış sezonunda bizlerle buluşturacakları tasarımları moda basınına sunma fırsatı yakalamış oldu.

Moda dergilerini satın almayabilir, moda blogu yazarlarını takip etmeyebilir, moda dünyasından son haberleri almak için aceleci davranmayabilirsiniz; ancak, yine de hepimizin hayatını bir şekilde etkileyecek olan trendlerden haberdar olmanız gerektiğini unutmayın.

Podyuma çıkartılan her ürünü takip edip satın almanızı önerecek değilim ancak birkaç doğru hamle sayesinde “trend sahibi” bir erkek görünümü yakalamanız için yapılması gerekenleri sıralayabilirim. Karşınızda erkek modasının öncü şehirlerinden not defterime düşen trendler ve bu trendlerle ilgili yapmanız ve yapmamanız gerekenler.

Londra’dan Bize Kalanlar

Burberry, Alexander McQueen ve JW Anderson gibi ikon hale gelmiş Ingiliz markaların boy gösterdiği London Collections Men, her zamanki gibi Avrupa erkeklerinin moda turunun başlangıç noktasıydı.

İngiliz asaletini özgün ve özgür stille buluşturan Londra’dan gözümüze çarpan başlıca trendler şöyle oldu:

Büyük parçalar, parlak renkler

Bir neslin hafızalarına “yama” olarak kazınmış olsa da büyüklükleri değişebilen farklı renk ve desenlerdeki parçaların bir araya getirildiği tasarımlar giderek daha popüler hale geliyor. Özellikle palto gibi büyük dış giyim ürünlerinde bu tür karışık desenlere ve yamalara rastlayacağımızı düşünürsek, şimdiden önümüzdeki sezona yatırım yapmak için küçük bir araştırma işine girişmek gerek.

Bomber ceket 

İki üç sezondur her yerde ve herkeste karşımıza çıkmaya devam eden “bomber” ceketler, aramızdan ayrılacağa benzemiyor. Siz de onlarca farklı kumaş türü ve renk seçeneği arasında kaybolmadan, kendinizi en iyi şekilde yansıtacağına inandığınız modeli aramaktan vazgeçmeyin; yeni sezona bir adım önde girin.

Geniş, geniş, geniş paçalar

70’lerin geri döndüğünü duymuştunuz, değil mi? Öyle her sene çıkan “Aa bu sene 80’ler geri dönüyor.” veya “Bak yine 20’ler moda.” sohbetleri gibi değil; ciddi bir şekilde son iki yıldır 70’lerin etkisindeyiz. Giderek bollaşan pantolon paçalarımız da bunu doğrular nitelikte. 70’lerden başka neler günlük hayatımıza girer bilemeyiz ancak paçaları bollaşan kesimlere yeniden alışmamız gerektiğinden eminiz.

Sıcak, İşlevsel

Tasarımcılar Sonbahar/Kış sezonunun ciddi şekilde soğuğa denk geldiğini sonunda anlamış olacaklar ki düşük derecelere dayanıklı ara parçalara podyumda daha çok şans vermek istemiş gibiler. Eh, biz de modern şehir hayatının gereği olarak gün içerisinde farklı yerlerde bulunan erkeklerin en büyük ihtiyacı olan “kat kat giyinme” konusunda biraz daha stil sahibi önerilere hayır diyecek değiliz. Her mağazada karşımıza çıkan puf yelekler ve anneannemizin elinden çıkma renkli modelleri aratmayan hırkalar, bizleri bekliyor.

Milano’nun Anlattıkları

Erkek stili denince akla Milano ve Italyanlar gelir. Özgün, renkli, akışkan Italyan stili, önümüzdeki Sonbahar/Kış için neler anlatıyor diye soracak olursanız, toparlaması bir hayli güç, ancak imkansız değil.

Herkes bu kadar rahat giyemez

Pijamalar! Evet, artık günlük giyimin bir parçası haline gelmiş pijama takımlar, Milano podyumlarında ve sokaklarında karşımıza çıkmaya devam ediyor. Yumuşacık kumaşlardan hazırlanan pijamaları Türkiye’de erkeklerin üzerinde görmek henüz bir hayal olsa da dünyada olup biteni takip etmek isteyeceğinizi düşünerek görevimi yapayım, sizi bu trendden mahrum bırakmayayım. Belki burada okuyup da bu trendi benimsemek isteyen, Pazar sabahı kahvaltı rahatlığını gündelik hayatın her anına taşımak isteyenler olur, kim bilir?

Fütüristik çağ

Metalik dokunuşlar, yüksek teknoloji ürünü kumaşlar, modaya ayak uydurmuş uzaylılar; Milano’da karşılaştığımız fütüristik yaklaşım, 80’lerde 2000’leri hayal edenlerin çizimlerinden çok daha farklı. Londra’da karşılaştığımız bomber ceketleri bir de uzay çağına adapte edilmiş halde görünce, bu trendin daha çok karşımıza çıkacağını garanti edebiliriz. Işınla bizi Scotty, modanın geldiği yere!

Söz uçar, çizim kalır

Milano’nun ikonik moda markalarından Prada’nın sanatçı Christophe Chemin tarafından hazırlanan sanat eserlerini tasarımlarına taşıması veya Gucci’nin yeni kreatif direktörü Alessandro Michele öncülüğünde iki sezondur kullanmaktan çekinmediği arı, yılan, çiçek motifleri bir kere daha gösterdi ki, erkekler de kıyafetlerinde farklı detaylar görmeyi seviyor. Kimi zaman farklılaşma, kimi zaman kişiselleşme anlamı içeren bu tür çizimlerin hayatımızda uzun süre kalacağından eminiz.

Yumuşacık, sıcacık

Milano defilelerinden özellikle Fendi sayesinde bir trendin altını kalın çizgilerle çizdik: rahatlık. Bu rahatlık bazı defilelerde gömlek ve kravat gibi “sıkıcı” bulunan parçaları atarak görüldü, bazı defilelerdeyse kalın kumaşlardan hazırlanmış geniş kesimli paltolarla karşımıza çıktı. Fendi ise hem bu iki ayrı yolu seçmiş hem de kürklerin yumuşaklığını olaya dahil etmişti. Kürk konusunun ne kadar hassas olduğunun farkındayız ancak moda dünyası, kürkün yarattığı lüks, rahatlık ve sıcaklık hissini yakın zamanda başka bir şeyle değişecek gibi görünmüyor.

Paris Sessizliğini Koruyor

Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen terör saldırısının izlerini üzerinde taşımaya devam eden Paris, moda haftasında şatafatlı bir trend esintisi sunmaktansa yüksek el işçiliği ve rafine tasarımların konuşulmasını istemişe benziyor.

Kendisini tasarımları aracılığıyla ifade eden Paris’te erkeklerin beğenisine sunulan trendler arasında öne çıkanlarsa Milano’da sıklıkla karşılaştığımız yüksek teknoloji ürünü kumaşlar, geniş kesimli paltolar ve biraz daha vücuda oturan kesimli takımlar. Paris’in sessizliğini, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek “couture” defileleri ve sonrasında yakından takip edeceğimiz kadın moda haftasıyla bozacağını ümit ediyor, romantik Fransız erkeklerinin sade ancak güçlü stiline bir selam gönderiyoruz.

Neler Yapın? Neler Yapmayın?

Önümüzdeki sonbahar ve kış aylarında raflarda göreceğiniz bu tür tasarımları asla doğrudan gardırobunuza eklemeye kalkmayın. Podyumda gördüğünüz bir görünümü baştan aşağıya uygulamaya çalışmayın. Unutmayın, siz, podyumda yürüyen bir model veya herhangi bir tasarımcının eskiz tahtasında hayat bulan bir çizim değilsiniz.

Podyumlarda süzülen erkek tasarımları arasında vücut tipinize, yaşınıza, işinize en uygun seçenekleri not alarak işe başlayın. Örneğin;

  • Boyunuz ortalamanın altında ise uzun paltoların sizi olduğunuzdan daha kısa gösterebileceğini hatırlayın.
  • Bel bölgenizin vücudunuza oranla geniş olduğunu düşünüyorsanız dikine çizgili ve vücuda oturan kazaklardan uzak durun.
  • Ofis ortamında dikkat dağıtacak veya pozisyonunuzu yansıtmayacak tercihlerden uzak durun. Tamamen kürkten yapılmış bir paltoyla haftalık toplantıya giren bir iş arkadaşınız olsa neler düşünürdünüz, hayal etmeniz yeterli.
  • Günlük iş veya sosyal rutininizde sizi rahatsız edebilecek kadar dar veya sıra dışı tercihler yapmak yerine trendlerin günlük hayatınıza uyarlanmış hallerini tercih edin.
  • Trendleri herkesin kullanmaya veya konuşmaya başlamasından önce yakalamaya çalışın. Evet, Sonbahar/Kış 2016/2017 için tasarlanan kıyafetlerden konuşuyoruz ancak hızlı tüketimin nelere kadir olduğunu unutmayın. Şimdiden alacağınız birkaç parçanın, sezon açıldığında kurtarıcı olacağını söylemeye gerek bile yok. Hem bu tür parçaları önceki sezondan bularak indirimli alma şansı da yakalayabilirsiniz.

    Fonksiyondan vazgeçmeyin. Günümüzde pek çok erkek, stil sahibi görünebilmek adına kıyafetlerinin “soğuktan koruma” ve “rahatlık sağlama” gibi fonksiyonlarını gözden kaçırıyor. Siz siz olun, trendleri takip ederken seçtiğiniz kıyafetlerin bu tür fonksiyonları da yerine getirebildiğinden emin olun. Unutmayın, sonbahar döneminde yağmura yakalandığınızda hangi trendi takip ettiğiniz değil, paltonuzun yağmura karşı dayanıklı olup olmadığı önemli hale gelecek.

    Trendleri ve moda haftalarında olup bitenleri incelemeye erkeklerle başladık ancak devamı gelecek. Şubat ayında gerçekleşecek kadın moda haftalarında, bu defa kadın stilinde neler olduğunu, podyumdan sokağa nelerin taştığını konuşacağız. Şimdiden bir kenara not alın.

    Hakkımızda

    Offices

    2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

    Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

    Yazar

    Blogger, moda yazarı, dijital fkirlerin adamı.