DigitalTalks ve MarketingTalks Etkinliklerinin Ardından...

19.10.2015 e-ticaret
0

Thoughts & Talks yıl içerisinde belirli aralıklarla gerçekleştirdiği konferanslara Ekim itibariyle iki yenisini ekledi.  Alve.com’un da sponsor olduğu etkinliklerden DigitalTalks Her Yönüyle E-ticaret Konferansı Kadir Has Üniversitesi’nde 1-2 Ekim tarihlerinde düzenlenirken, MarketingTalks da yine aynı yerde 6 Ekim’de tek bir gün olmak üzere sabah saatlerinden akşama kadar devam etti. Peki bu konferanslarda neler konuşuldu, hangi kurum ve kuruluşlardan yöneticiler sektöre ilişkin ne gibi bilgiler paylaştı, bunlara kısa kısa bir göz atalım.

Türkiye’deki e-ticaret ortamında kullanıcı güvenliği ve yapılan alışverişlerin satıcıya ve kullanıcıya sağladığı hukuki haklar gibi konuların hala pek çok boşluğa sahip olduğu malum. Her ne kadar yasal düzenlemelerle belli bir çerçeve oluşturulmaya çalışılsa da halen düşünülmesi ve planlanması gereken birçok detay bulunuyor. Bu anlamda sahnedeki yerini alan Avukat Burçak Ünsal da işte konuşmasında online alışveriş sürecinde kullanıcının hangi süreçlerden geçtiğinden, satın alma öncesi dikkat etmesi gereken hususlardan ve alışverişini sonlandırmasının ardından sanal mağaza ile karşılıklı mutabık kaldığı noktalardaki haklarından bahsetti. Şüphesiz bu noktadaki en büyük problem cayma hakkı, iade ve değişim süreçleri. Her ne kadar mağazalar kendi içlerinde bazı toleranslar tanısalar da normal şartlar altında tüketicinin üründen 14 günlük bir cayma hakkı süresi bulunuyor. Tüketici satın alımı gerçekleştirmesinin ardından geçen bu süre içerisinde ambalaja zarar vermemiş olmak kaydıyla ürünü herhangi bir sebep göstermeksizin satıcıya iade etme ve parasını talep etme hakkını elinde bulunduruyor (cep telefonları, parfüm ve kozmetik ürünler hariç). Diğer bir mevzu ise satın alınan ürünün değişimi. Burada da yine satın alınan ürün türüne göre değişim sürecinde bazı farklı uygulamalar görmek mümkün. Örneğin pek çok moda sitesinin satmış oldukları ürünlerde değişiklik kabul etmeseler de, fiziksel mağazaya sahip olmaları durumunda mağaza değişimini kabul etmeye sıcak baktıklarını görüyoruz.

Türkiye’de e-ticaret alanında henüz sisteme dahil olmamış yüksek bir potansiyel olduğu herkesin ortak kanaati. Internet World Stats’ın yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de geçen sene internete bağlanan kişi sayısı (bilgisayar ve mobil dahil) 46 milyonun üzerinde bulunuyor ve bu sayının %30’unu e-ticareti kullanan kişiler oluşturuyor. Buradan yola çıkarak basit bir matematikle ülkenin toplam nüfusunun %15’lik bir diliminin e-ticaretten yararlandığını anlıyoruz. İnternet kullanımının kişi bazında gün geçtikçe ilerlediği ülkemizde e-ticaretin halen bu denli düşük seviyelerde seyretmesinin nedeni nedir peki? Evet, sizin de tahmin edeceğiniz üzere tüketici güven problemi. “Acaba kredi kartım kopyalanır mı?” sorusu bugün hala tüketicinin aklındaki en büyük soru işaretlerinden birini oluşturuyor.

Bu endişeyi taşımayan ve internetten alışverişe son derece sıcak bakan kesimin ise farklı problemleri mevcut. PayU Türkiye CEO’su Emre Güzer’in açıkladığı üzere internetten alışveriş yapan kullanıcılar her alışverişlerinde tekrar tekrar kredi kartı numaralarını girmek istemiyorlar örneğin. Konuşmasında ödeme opsiyonlarının da artırılması ve güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güzer, kredi kartı ile ödeme, havale/EFT, kapıda ödeme gibi klasik ödeme seçeneklerinin yanı sıra artık kredi kartı puanı ve sayıları hızla artan sanal cüzdanlar (PayPal, BKM Express, Türkiye’de henüz geçerli olmasa da Apple Pay vb.) ile yapılan ödemelerin de önümüzdeki dönem ciddi bir paya sahip olacağını belirtiyor. Konuşmalar sırasında kullanıcıların e-ticarete mesafeli durmalarının bir diğer sebebi olarak da sektörün gelişmeye başladığı yıllarda tüketicilerin maruz kaldıkları SMS ve e-mail bombardımanları gösterildi. 1 Mayıs 2015’te yürürlüğe giren yeni e-ticaret yasası ile artık bu gönderimlerin tamamının tüketicinin izni olmadan yapılamayacak şekilde kontrol altına alınması hedefleniyor. Bu konunun önemine değinen Emarsys Türkiye Ülke Müdürü Murat Erdör gerçek zamanlı e-mail gönderiminin aslında doğru yapıldığında sanal mağazalar ve kullanıcılar açısından ne derece faydalı olabileceğini örneklerle açıkladı. Örneğin bir spor mağazanız olduğunu düşünün ve Dünya Kupası finalinin oynandığı akşam maçın yıldızının da Messi olduğunu varsayın. Maç bitiminde ve ertesi gün kullanıcılarınıza Messi’nin maçta giydiği kramponların sitenizde yer aldığını belirten bir e-mail atmanız hiç de fena olmaz, değil mi? Murat Bey de işte tam olarak öyle olduğunu ve bu doğrultuda kurulan doğru etkileşimin antipatiden çok sempati ortamı yaratacağını söylüyor.

Gelecek mobilde!

Konferansta en çok neyin konuşulduğunu, konuşmacıların en çok neye odaklandıklarını tek bir kelimeyle özetleyecek olsak, hiç düşünmeden şunu söylerdik: Mobil. Apple ilk  iPhone’u çıkardığında elbette ki mobil cihaz penetrasyonu bu kadar yüksek değildi. Fakat teknolojinin hızını yakalamak ne mümkün. Bugün baktığımızda 2014’te dünyada mobil cihazı olan kişi sayısıyla bilgisayar sahibi olan kişi sayısının eşitlendiğini ve bir noktadan sonra mobil cihazların farkı giderek açtığını görüyoruz. Bugün artık Hindistan’da markalar fiziki mağazalarını kapatıp sadece mobilde hizmet vermeye başlıyorlar mesela.

Globalde mobil ticaretin payının 2016 sonu itibariyle %42’ye çıkması bekleniyor ve bu neresinden bakarsanız bakın e-ticaretin 3 katı demek. Gelecek tahminlerine göz atmaya devam edecek olursak eticaretmag.com’un bildirisine göre 2014’te globalde 200 milyar Dolar olan e-ticaret hacminin 2018’de 600 milyar Dolar’a ulaşması bekleniyor. Mobil anlamında Türkiye’ye baktığımızda ise kendisinin dünyada en yüksek mobil müşteri sıralamasında %53 ile 3. sırada yer aldığını görüyoruz. BTK verilerine göre Türkiye’de 72 milyona yaklaşmış durumda olan mobil telefon abone sayısının 41 milyonu, 2014 yılı sonundaki veriler bazında 3G kullanıyor. Bugün artık gencinden yaşlısına herkesin elinde cep telefonu olduğunu zaten biliyoruz. Bunun belki de en önemli kanıtlarından biri de son yıllarda yalnızca mobilde hizmet veren pek çok girişimin ortaya çıkması. Yemeksepeti.com Pazarlama Direktörü Barış Sönmez’in de belirttiği üzere geçtiğimiz aylarda Delivery Hero tarafından satın alanan şirketin siparişlerinin %50’sinden fazlası artık mobilden geliyor. Getir, BiTaksi, Hopi ve Uber gibi girişimler de yine yalnızca mobilde hizmet veren ve kullanıcılar tarafından yoğun bir şekilde yararlanılan mobil uygumalardan sadece birkaçı.

Multichannel dönemi kapanıyor, yeni trend: Omnichannel

İnternetin gelişmeye başladığı ilk dönemlerde satış ve pazarlama kanallarını artırma amacıyla Multichannel yöntemi yaygınlaşmaya başlamıştı ve bu yöntemle markalar e-mail, mobil, billboard ve TV reklamı gibi kanallar aracılığıyla hedef kitleye doğru mesajlarla erişmeye çalışıyorlardı ve hala da çalışıyorlar aslında. Fakat bugün işler yavaş yavaş değişme yolunda; çünkü artık markalar Omnichannel ile potansiyel tüketicilere tüm kanallarda entegre bir şekilde ulaşmayı hedefliyorlar. Bu da demek oluyor ki artık bir alışveriş merkezinde dolaşırken önünden geçmekte olduğunuz bir mağazadan cep telefonunuza size özel bir indirim bildirimi alabilir ya da çağrı merkezinde yapmakta olduğunuz bir işlemi yarıda bırakmak zorunda kaldığınızda sıfırdan başlamak zorunda kalmadan internet bankacılığında tamamlayabilirsiniz. Omnichannel dünyasına hoş geldiniz!

Internet of Things

Internet of Things, yani Nesnelerin İnterneti, özellikle son dönemde hayatımıza giren ve konferans boyunca konuşmacıların da sıkça üzerinde durdukları bir terim. Bu sistem önümüzdeki dönemde evimizdeki tüm elektronik cihazların birbirleriyle konuşmalarını sağlamayı amaçlayan bir teknoloji. Bu konuşturma artık evinizde yapabildiğiniz, cep telefonunuzda YouTube üzerinden izlediğiniz videoyu televizyona aktarmak gibi basit değil tabii ki. Bu teknoloji sayesinde artık örneğin buzdolabınız yumurta bittiğini kendi başına algılayacak ve size sormadan online bir markete sizin yerinize sipariş verecek. Ya da siz sabah yatağınızdan kalkıp yine mutfağa gittiğinizde kahvenizi sıcacık bulacak, ortam sıcaklığı termostat tarafından önceden ayarlanmış oturma odanızda o kahvenin tadını çıkaracaksınız. Kulağa fazlasıyla hoş geliyor, değil mi? Samsung’un bu anlamda  IFA 2015’te tanıttığı yeni platformu SmartThings, Nesnelerin İnterneti ile birlikte hayatımıza nelerin gireceğini güzel bir şekilde özetliyor aslında. İzlemek isterseniz, buyrun:

E-commerce Journal

E-commerce Journal, e-ticaret üzerine haberler ve görüşler paylaştığımız bir "köşe"dir.

Bu bölümde e-ticaret, perakendecilik, marketing ve iletişim profesyonelleri tarafından kaleme alınmış, onların kendi uzmanlıkları alanındaki deneyimlerini, bilgilerini ve ortaya konan en iyi uygulamalara ilişkin görüşlerini paylaştıkları yazılara ulaşabilirsiniz.