Moda ve Mimari: Ayrılmaz İkili


Coco Chanel denince moda severlerin aklına şu cümle gelir: “Moda geçer, stil kalır.” Ancak moda dünyasının en önemli isimlerinden birisi, şu cümleyi de hafızalara kazımıştır: “Moda, mimari gibidir; tamamen ölçüler üzerine kuruludur.”


Pek çoğumuz, sorulduğunda aklımıza gelecek beş mimar bile tanımayız. Bu, aslında mimarların isimlerinin, tasarımlarının önüne geçmemesinden kaynaklanır. Tabi ki dünyaca ünlü mimarlık ofisleri ve mimarlar zaman zaman gündeme gelir ve biz bazı isimleri daha sık duyarız. Ancak bir sanat formu olarak adlandırabileceğimiz mimari, hele de bu kadar hayatımızın orta yerindeyken, hep geri planda kalır.

Moda da aslında mimariyle flört eden sanat dalıdır. Coco Chanel söyledi diye değil; gerçekten ölçülerin, kalıpların, formların oluşturduğu bir çeşit mimarı yaklaşım gerektirir. En sevdiğiniz ceketin beli tam da istediğini gibi oturuyorsa, ayakkabılarınızı rüyalarınıza girecek kadar çok seviyorsanız, burada mimarinin etkisi olduğunu inkar edemezsiniz.


Kaçımız Tom Ford’un aslında mimarlık okurken eğitiminin son senesinde moda tasarımına yöneldiğini bilir? Tasarımlarıyla kadınları kendisine hayran bırakan Tom Ford’un siluetlerinin bu kadar öne çıkmasının sebebi, muhtemelen yarıda bıraktığı ancak kendisini bir hayli etkileyen mimarlık eğitimidir.

Moda dünyasının mimariyle ilişkisi, kariyer değiştiren isimlerden ibaret değil. Pek çok moda tasarımcısı, farklı mimarların veya mimari akımların etkisi altında kalarak koleksiyonlarını şekillendirmiştir. Form ve şekillerin, bir bina taslağı yerine insan bedeni üzerinde hayat bulması, eminim mimarları da fazlasıyla etkilemiştir.

Mekanda Hayat Bulan Tasarımlar

Moda markalarının ve tasarımcıların mimarlık dünyasıyla yakınlaşmasının bir şekli de mağazalar ve vitrinler; yani bizim en çok ilgimizi çeken yerler. Bir mağazanın önünden geçerken durup vitrinlere uzun uzun bakıyorsanız bu, mimarisi sayesindedir. Mağazaya nasıl bir kapıdan girileceğinden tutun da binlerce liralık şık tasarımları nasıl bir ortamda deneyeceğinize kadar her şey, tasarım sürecinin uzantısıdır. Marka kimliğine uygun şekilde inşa edilen mağazalar ve dönemsel kampanyaları en iyi şekilde yansıtacak şekilde hazırlanan vitrinler, markaların satışlarını doğrudan etkilediği için hayati derecede önemlidir.


Örneğin Milano’da, Monte Napoleone caddesinde yan yana dizilmiş onlarca lüks moda markası olmasına rağmen asla sıradanlık hissine kapılmazsınız. Her mağaza, ait olduğu markanın ruhuna göre şekillendirilmiştir ve bu nedenle misafirlerine apayrı deneyimler sunar. Dior vitrinlerindeki çiçekler, Gucci vitrinlerindeki hayvan figürleri, Dolce&Gabbana vitrinlerindeki Sicilya esintisi bizi bambaşka dünyalara doğru yolculuğa çıkartır.

Her Şey Karşılıklı

Moda ve mimari ilişki tek taraflı yürümeyecek kadar karmaşık diyebiliriz. Nasıl ki moda tasarımcıları mimari akımlardan ve tasarımcılardan etkileniyorsa, ünlü mimarlar da moda dünyasına zaman zaman göz kırpıyor.


Pek çok ödül kazanan ve geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden ünlü mimar Zaha Hadid, moda severlerin yakından tanıdığı bir isim. Swarovski ve CHANEL gibi markalarla işbirlikleri yapan ve tasarım dehasını markaların ürünlerine yansıtan Hadid’in iki sektörün uyum içerisinde çalışabilmesinde rolü büyük.


Louis Vuitton tarafından hayata geçirilen Fondation Louis Vuitton adlı kültür ve sanat merkezinin mimarı Frank Gehry de hem moda markalarıyla bir araya gelen hem de pek çok moda tasarımcısını etkileyen isimlerden.

Bizi Neler Etkiliyor?

Sık sık alışveriş yapan ve markaların yeni koleksiyonlarını yakından takip eden bizler de aslında mimarinin modayla olan ilişkisinden bir hayli etkileniyoruz. Belki bunun adını tam olarak koyamıyoruz, belki gördüğümüz tasarımın bir mimari akımdan etkilendiğini bilmiyoruz; ancak yine de içimizde bir ses bu etkileşimden bahsedip duruyor.


Renk blokları trendi gardıroplarımızda görünü olunca De Stijl akımıyla karşı karşıya olduğumuzu hissediyoruz. Binalarda görmeye alıştığımız bu renkli düzenin kıyafetlere, dolayısıyla kendimize bulaşmasından büyük keyif alıyoruz.

Çantaların üzerini kaplayan metal plakalar veya kolyelerde, bilekliklerde tercih edilen tahta bloklar da günü birlik kıyafetlerimize gizli gizli işlenmiş mimari dokunuşlar olarak görülebilir.


Yakın zamanda iyiden iyiye hayatımıza girecek olacak üç boyutlu yazıcılar ve bu sayede üretilen üç boyutlu tasarımlar da mimarinin geleceğini, modanın geleceğiyle buluşturan araçlardan. Özellikle Iris Van Herpen gibi isimlerin öncülüğünde gün geçtikçe daha görünür olan üç boyutlu tasarımlar, moda ve mimari ilişkisini giderek güçlendireceğe benziyor.

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Blogger, moda yazarı, dijital fkirlerin adamı.