Giyilebilir Teknolojiyle Tanışın

Geçtiğimiz yıllarda teknolojik aletlerimizin giderek daha şık tasarımlara sahip oluşunu izledik. Şimdiyse sıra, bu teknolojik aletleri üzerimizde taşımaya, ve bunu yaparken de bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünmemeye geldi.

Aslında bu fikrin öncüsünün akıllı saatler olduğunu söyleyebiliriz. Samsung Gear ve Apple Watch gibi geniş kitleleri harekete geçiren cihazları, bin bir çeşit aktivite monitörü takip etti. Günlük adım sayısından uyku kalitesine kadar farklı konularda ölçümleme ve raporlama yapabilen cihazlar, kişisel bilgileri giyilebilir cihazlarda taşıma fikrine biraz daha alışmamızı sağladı. Biz de farklı boyutlarıyla hayatımıza dahil olan giyilebilir teknoloji örneklerini sıralayarak sizi yakın geleceğe hazırlamak istedik.

Fransız moda evi Emanuel Ungaro’nun yarattığı bir “akıllı yüzük” modeli, yeni kullanım alanlarının yaratıcı örneklerinden. Yüzüğün içerisinde yer alan modül, cep telefonunuzla uyumlu halde çalışıyor ve eğer “önemli” olarak listelediğiniz kişilerden birisi sizi ararsa yüzük titremeye başlıyor. Ungaro yüzüğü sayesinde şık bir davette veya özel bir gecede sürekli telefonunuzu kontrol etmenize gerek kalmıyor.


Benzer bir işleve sahip olan Ringly ise çok daha şık bir alternatif olarak görülüyor. Yüzüğünüzün taşını o günkü kombininize uygun bir renkte seçebilmenin yanı sıra titreşim sıklığı ve şeklini farklı bildirimler için atayabiliyorsunuz. Bir kısa titreşim Whatsapp bildirimleri için, iki kısa titreşim erkek arkadaşınızdan gelen mesajlar için, uzun bir titreşimse işle ilgili e-postalarınız için. Aslında ne kadar kolay, değil mi?



“Kadınlar tarafından, kadınlar için tasarlandı.” gibi iddialı bir sloganla yola çıkan The Dipper, şık bir kolyeyi performansıyla öne çıkan bir kulaklıkla buluşturuyor. Şık bir davette bile tercih edilebilecek ışıltılı bu kolye, içerisinde her türlü fonksiyonu yerine getirebilen kulaklıklar barındırıyor. Pek çok farklı kombinle uyumlu bir şekilde kullanılabilecek bu kolyenin yakın zamanda farklı tasarımlarla karşımıza çıkacağına hiç şüphe yok.


Bir spor ayakkabı düşünün; hem tasarımıyla antrenmanlarınızın en büyük destekçisi haline geliyor hem de her aktivitenizi hafızasında saklıyor. Under Armour tarafından geliştirilen Speedform Gemini 2 işte bu düşündüğünüz ayakkabı. Üstelik ayakkabınız eskidiğinde size “değiştirme zamanın geldi” diye haber verip mevcut bilgilerinizi daha yeni bir modele aktarabilmenizi de sağlıyor.


Performans ölçümü sadece ayakkabılarla sınırlı değil. Sensoria Fitness tarafından üretilen ve içerisinde takip sensörü barındıran çoraplar koşucuları doğru şekilde yönlendirmeyi hedefliyor. Benzer bir mantıkla geliştirilen OMbra adlı “akıllı sütyen” de vücut hareketlerinizi analiz edebiliyor ve bu sayede antrenman esnasındaki performansınızı özetleyebiliyor.


Şu ana kadar gördüklerimiz, çip benzeri cihazların kıyafetlerimizin içerisine yerleştirilmesiyle elde edilen sonuçlardan örneklerdi. Ancak bir de teknolojiyi farklı şekillerde kullanarak hazırlanan “giyilebilir teknoloji” örneklerine göz atmakta fayda var.

Wearable Experiments, giyilebilir teknoloji fikrini sadece aksesuarlarla sınırlı tutmayıp hayatın farklı alanlarına dokunmaya çalışanlardan. Nadi X adlı proje kapsamında üretilen tayt, giyen kişinin duruş bozukluklarını tespit edip ufak titreşimler aracılığıyla uyarı gönderebiliyor. Özellikle yoga gibi belirli hareketler ve pozisyonlar gerektiren aktiviteler sırasında tercih edilebilecek bu tayt, vücut yüzeyini bir etkileşim alanı olarak ele alıyor.


Levi’s ve Google ortaklığıyla geliştirilen bir denim ceket, özellikle bisiklet kullanıcılarının hayatını kolaylaştırabilecek türden bir parça. Ceketin manşet bölümünde kullanılan iletken iplikler sayesinde telefonunuza gelen aramaları cevaplayabiliyor, sesli navigasyon yönergelerini takip edebiliyor veya müzik uygulaması içerisinde ses yükseltme, parça değiştirme gibi fonksiyonları kullanabiliyorsunuz.


Thesis Couture, adı üstünde “couture” tasarım yaklaşımını bilimle buluşturuyor ve kadınların en büyük problemlerinden birisine çözüm arıyor. Bir ortopedi cerrahı, bir uzay mühendisi, bir makine mühendisi ve bir ayakkabı tasarımcısından oluşan marka ekibi, ayakları acıtmayacak ancak yine de muhteşem görünecek topuklu ayakkabılar üretebilmek için gece gündüz çalışıyor. Şimdiden pek çok moda yayınına konu olan ayakkabıların 2017 yılında tüketicilerle buluşması planlanıyor.


Tasarımcılarla işbirliğine giden teknoloji devleri ve bize uzay çağı teknolojisi gibi görünen yöntemlerle üretim yapan moda markaları giyilebilir teknoloji konusunda bir hayli ciddi görünüyor. Buradaki örnekler gibi onlarcası planlanıyor, geliştiriliyor ve sunuluyor. Bazıları başarısız oluyor, bazıları yeni deneyimler için cesaret veriyor, bazıları ise günlük hayatımızın vazgeçilmez birer parçası haline geliyor.

Üzerinde GPS sinyal vericisi bulunan tırmanma montları, bulunduğunuz ortama göre renk değiştirebilen “fazlasıyla kişiselleştirilebilir” elbiseler, 3 boyutlu yazıcılar tarafından üretilen aksesuarlar derken 2020 yılında 34 milyar dolarlık bir hacme sahip olacağı tahmin edilen giyilebilir teknoloji pazarı, yakından takip edilmeyi hak ediyor. Siz de çok geç kalmadan “giyilebilir teknoloji” trendine ayak uydurup gelecekteki yerinizi sağlama almaya ne dersiniz?

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Blogger, moda yazarı, dijital fkirlerin adamı.