Stil Okulu: Nasıl “Retro” Olunur?

Stil okulunda yeni dönem başlıyor ve bu dönemin ilk dersi size nasıl “retro” giyineceğinizi anlatıyor.   

Ding dong! Ders zili çaldı ve stil okulunda yeni dönem başladı. Nasıl “Retro” olunacağını öğreneceğiniz bu ilk derse başlamadan önce eski dersleri tekrar etmek isteyebileceğinizi düşündük. Aşağıda, stil okulunun bugüne kadarki derslerine yeniden göz gezdirebilirsiniz.

Eğer hazırsak retro kültürü tanımaya başlayabilir, bu kültürü gündelik yaşantımızda nasıl uygulayabileceğimiz keşfetmek için adımlar atabiliriz.

Öncelikle retro kelimesinin yaygın anlamına bir göz atalım. Hangi kaynağa bakarsanız bakın, kelime geçmiş yıllardaki moda, müzik, tasarım veya yaşam stili trendlerinin tekrarlanmasını anlatıyor. Yani geçmiş yıllarda liste başı olmuş bir melodi, her gardıroba girmeyi başarmış bir elbise modeli veya evlerimizden çıkmak bilmeyen bir dekorasyon objesi, retro kültürün parçası olmaya aday.

Ancak özellikle retro stil söz konusu olduğunda vintage ve ikinci el gibi kavramlar kafa karışıklığı yaratılmasına neden oluyor. Bir de üzerinde retro kültürün sadece belirli bir zaman dilimine ait olduğu algısı yerleşince, işin içinden çıkılmaz hale geliyor.

(Fotoğraf: Pinterest)


Örneğin 2000’ler, 1980’lerin retro sayıldığı yıllarken 2010’larda yaşayanlar için retro sayılabilecek yıllar 1990’lardan başlıyor. Yani aslında bir trendin dönüp dolaşıp hayatımıza yeniden girmesi için yaklaşık 20 senelik zaman aralıkları gerekiyor.

Genel kullanımda ise belirli bir zamandan daha eski bütün trendleri retro olarak tanımlamayı seviyoruz. Örneğin babaannemizin dolabından çıkan şık bir ceketi temizleyip yeniden kullanmak istediğimiz bu “vintage” parçayı “retro” olarak adlandırabiliyoruz. Ancak aslında yaptığımız, bu parçayı kullanarak bir stil yaratmak.

Özetle; retro parça yoktur, retro stil vardır diyerek bu konuyu sonsuza kadar netleştiriyoruz.

Gelelim retro stilin hayatımızda kendisine nasıl bir yer bulacağına. Bunun için de aşağıdaki maddelerden yardım almanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

Takvimlerden Yaprak Çalın

Eğer retro stile gönül verdiyseniz, son yüz yıl içerisinde hangi dönemde ne tür trendlerin yaşandığına bir göz atın. 80’lerin disko gençliğini, 60’ların çiçek çocuklarını aşıp moda anlamında nasıl bir evrim geçirildiğini keşfetmek için takvim yaprakları arasında bir yolculuğa çıkın.

(Fotoğraf: Pinterest)


50’lerin deri ceketlerini, 60’ların şal desenli gömleklerini, 70’lerin geniş paçalı pantolonlarını, 80’lerin renk cümbüşünü ve 90’ların sportif dokunuşunu, bu çalışmanız için rehber olabilecek nitelikte.

Karıştırın, Yakıştırın

Her kadının gardırobu farklı dönemlerden çeşit çeşit parçaya sahip olacak diye bir kural yok. Bu nedenle, elinizdeki parçaları birbiriyle uyum içerisinde kullanabilmenin yollarını arayın.

(Fotoğraf: Pinterest)


Örneğin bir dönem trend olmuş altın renkli, büyük taşlı aksesuarları, başka bir dönemin trendi olan bol beyaz kazaklarla harmanlayarak klasik bir görünüm yaratabilirsiniz.

Yeniden Başlayın

Eğer elinizde retro stile uydurabileceğiniz parçalar yoksa ve ikinci el ürünler satan dükkanları dolaşmak size çok uygun değilse en sevdiğiniz markaların güncel koleksiyonlarına yeni bir gözle bakmanın zamanı gelmiştir demektir.

(Fotoğraf: Pinterest)


Belki rafa yeni çıkmış bir gömlek tam da çiçek çocukların havasını yansıtabilecek şekilde uçuş uçuş ve rengarenktir. Belki henüz kutusu açılmış o dolgu topuklu botlarla 80’lerin tehlikeli disko hareketleri ortak bir noktada buluşabilir. Kim bilir?

Her Döneme Uydurun

Bazı parçalar, doğaları gereği çok uzun yıllar boyunca moda sahnesinde kalırlar. Örneğin beyaz gömlek veya siyah kalem etek, her dönem trend olabilecek parçalar arasında yer alır. Tam da bu nedenle artık bu parçalara bir zamanlar ünlü olmuş ve sonrasında ortadan kaybolmuş trendler olarak değil, birer “klasik”  olarak yaklaşmak gerekir.

(Fotoğraf: Pinterest)


Bu “klasik” parçaları farklı dönemlerin öne çıkan parçalarıyla bir arada kullanarak yeni denemeler yapabilir ve ruh haliniz hangi dönemi istiyorsa o dönemde gezintiye çıkabilirsiniz.

Aksesuarlarla Farklılaşın

Kimi zaman günlük koşuşturmacanız tepeden tırnağa retro esintili bir görünüm yaratmanıza izin vermeyebilir. (Kaldı ki öyle bir şey yapmayın. Bu, bir sonraki maddede detaylı anlatılacak bir konu.) Öyle ya, havalı plazaların üst katlarında 1920’lerin altın yıllarını yansıtabilecek ışıltılı abiyelere yer yok. Ancak vintage aksesuarlar sayesinde retro stilin altını çizebilirsiniz.

(Fotoğraf: Pinterest)


O inci küpelerin gerçek olup olmadığını, babaannenizden mi anneannenizden mi kaldığını kimse bilmese de olur. Ancak o inci küpelerin gündelik görünümünüze bambaşka bir hava kattığını herkes görmeli.

Çanta, fular, yüzük, kolye ve küpe gibi farklı aksesuarlar sayesinde retro etkiler yakalamak, bu dersin en önemli konularından birisi.

Ölçüyü Kaçırmayın

Ne olursa olsun, tepeden tırnağa retro giyinmeye kalkmayın. Eğlence garantili bir Cadılar Bayramı partisi için kostüm denemiyorsanız tabi.

(Fotoğraf: Pinterest)


Görünümünüzde birden çok vintage veya vintage etkili parça tercih etseniz bile işi abartıp karikatürize edilen pin-up takvim kızlarına benzemeyin. Bu, karşınızdakilere kendinize ait bir stiliniz olmadığını, hazır kalıplardan birisinin içine girip uyum sağlamaya çalıştığınızı düşündürür.

Yapılacak olan, retro hissi sağlayabilecek kadar çok ancak kostüm hissi yaratmayacak kadar az dokunuşla sonuca ulaşmak.

Saç ve Makyajınızla Oyuna Katılın

Retro, sadece kıyafet ve aksesuarlarla değil, saç ve makyaj uygulamalarıyla da öne çıkmanızı sağlayabilecek bir akım. Örneğin 50’lerin zarif balerin topuzları, 80’lerin kabarık saçları veya 90’ların ateş kırmızı rujları, günlük hayatınıza karışmak için birebir.

(Fotoğraf: Pinterest)


Hani hep duyarız ya, “Prenses gibi olmuş.” cümlesini. Buradaki prensesin Grace Kelly olduğunu, o görünümün 50’lerden beri herkesin aklına kazındığını düşünürsek, saç ve makyajın bu stil oyununda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bir kere daha hatırlamış oluruz.  

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.