Fotoğraf okulu: Sokak fotoğrafçılığı

Fotoğraf, ilk ortaya çıktığı günden itibaren bir belgeleme ve hikaye anlatma aracı olarak kullanılmış, sayısız fotoğrafçı tarafından sayısız savaş, olay, etkinlik belgelenmiş ve günümüze kadar gelerek bizlere o günler hakkında hikayeler anlatmış, bilgi vermiştir. Günümüze gelen süreçte, fotoğraf bir çok dala ayrılmış ve bir çok fotoğrafçı bu dallar üzerinden hikayelerini anlatıp dünyanın geri kalanını bilinçlendirmiştir. İşte sokak fotoğrafçılığı da bu türlerden bir tanesi.

(Fotoğraf: Henri Cartier Bresson)


Nedir sokak fotoğrafçılığı

Adına kanmayın, sokak fotoğrafçılığı denilen şey sadece sokakta olmaz, aslında sokak fotoğrafçılığının çok daha geniş bir tanımı vardır. Yer gözetmeksizin insan halini belgeleyen, dünyanın dört bir yanından, farklı ortamlardaki insanların günlük hayatını ve yaşantılarını bizlere aktaran belgesel fotoğrafçılığının bir alt dalı da diyebiliriz sokak fotoğrafçılığı için. Bu demek değil ki içinde ille de insan olmak zorunda, insan yaşantısı ve durumu ile ilgili bilgi veren herhangi bir fotoğraf sokak fotoğrafçılığı adı altında tanımlanabilir pekala.

Aslında kavram olarak çok eskiye gitmeyen bir türdür sokak fotoğrafçılığı. Literatürde ilk çekilmiş ve içinde insan olan sokak fotoğrafı Louis Daguerre tarafından 1830’lu yıllarda çekilmiş olup, o dönemin fotoğraf makinelerinin karakteristiği olan uzun pozlama sonucunda ayakkabısını boyatan bir insan ve ayakkabıyı boyayan boyacının çıkması ile gerçekleşmiştir.

(Fotoğraf: Joel Meyerowitz)


Derken günümüze gelen süreçte, Henri Cartier Bresson, Robert Frank, Joel Meyerowitz gibi isimlerin ışığında sokak fotoğrafçılığı olgunlaşmış ve günümüze gelmiştri.

Sokak fotoğrafçılığında yaklaşımlar

Sokak fotoğrafçılığı insan ve insana dair olayların etkilerini belgeleyen bir türdür dedik, peki nasıl çekilmesi gerekir?

Açıkçası belirli tek bir yaklaşım yoktur sokak fotoğrafçılığında, farklı farklı fotoğrafçılar, farklı farklı yaklaşımalrda bulunmuşlar, konusuna poz verdiren ya da candid dediğimiz ve konunun haberi olmadan çekilen fotoğraflar en temel ayrımı oluştursa da, estetik ve konu olarak başka yaklaşımlar da karşımıza çıkabiliyor. Bu yaklaşımlardan en belirgin olanları inceleyelim:

Candid

Sokakta ya da yaşam alanlarında insanları haberleri olmadan çekmek oluyor. Daha doğal olduğu için ve herhangi bir yöneltme olmadığı için çoğu fotoğrafçı tarafından benimsenmiştir. Yalnız insanlar her zaman haberleri olmadan çekilen fotoğraflara olumlu yaklaşamayabiliyor. O nedenle bu tarzı benimserseniz dikkatli olmanızı tavsiye ederiz. Bu yaklaşımı sergilerken de, ya mümkün olduğunca kendinizi gizleyebilir ve bütün bu süreci kendinizi ve fotoğraf çektiğinizi diğer insanlara farkettirmeden tamamlayabilrisiniz. Ya da kendinizi saklamadan ve ne yaptığınızı belli ederek de insanlara haber vermeden çekebilirsiniz. Her iki yaklaşımın da avantaj ve dezavantajları bulunduğu gibi, hangi durumda kendinizi en rahat hissediyorsanız ona yönelmenizi tavsiye ederiz.

(Fotoğraf: Alex Webb)


Sokak portreleri

Sokaktan insan portreleri tadında olan bu tür, ister konuya poz verdirerek isterse konunun haberi olmadan çekilmiş insan portreleridir. İnsan portresi derken bu kareler ille de sadece suratın alındığı fotoğraflar olmak zorunda değildir. Konunun çevresi ya da bulunduğu ortam da katılarak konu hakkında daha fazla bilgi ve detay da verilebilir.

Şehir manzaraları

İnsanlığın belki de en büyük yapıtlarından birisi kurdukları şehirler. İşte bu nedenle insanlığı en iyi anlatabielcek unsurlardan birisi de şehilrer oluyor dolayısıyla. Bu şehir manzaraları önünde ister insanlar olsun, isterse sadece binaların kapladığı bir manzara olsun, her durumda sokak fotoğrafçılığı altında adı geçer. İnsanların çevrelerine etkileri ya da o çevre ile kurduğu etkileşimi göstermek açısından güçlü bir konudur. 

Sosyal belgesel

İnsanları, hayatlarını ve çevreleriyle olan etikleşimlerini derinlemesine ele alan dalı diyebiliriz sosyal belgesel için. Genelde seri fotoğraflardan oluşur ve insanlığın durumu ile ilgili ayrıntılı bir hikaye anlatır. Çoğu durumda konu ile derin iletişime geçmek gerekebilir ve onların hayatlarını daha iyi aktarabilmek adına yaşamlarının derinlerine inmek gerekbilir.

(Fotoğraf: William Klein)



Ayarlanmış kareler

İnsanlardan izin alarak ve onları yönlendirerek ya da yönlendirmeden yapılan çekimlere denir. Daha çok sokak portreleri şeklinde karşımıza çıkar ve konu genelde kameraya bakar. Fakat bu yöntem ile de yaratıcılığın sınırları zorlanabilir ve ilginç kareler elde edebiliriz. Konuyu dilediğiniz gibi yönlendirebilir, dilediğiniz hareketi yaptırabilir, ya da istediğiniz bir alana yürütebilirsiniz. Etik açıdan sokak fotoğrafçılığında konu ile iletişime geçmek önemli olduğundan ve fotoğrafın haklarını doğru bir şekilde elinize almak için hem de ideal bir yol oluyor.

Sokak fotoğrafçılığını hangi ekipmanla yapmalı

Fotoğrafta en çok tartışılan konulardan birisi ekipman ve önemi. Bir çok fotoğrafçı daha iyi ekipman ile daha iyi işler çıkarabileceğini belirtse de geçmişe baktığımızda bir çok fotoğrafçı günümzüde kullanılan fotoğraf makinelerinin yanına bile yaklaşamayacak ekipmanlarla büyüleyici işler çıkartmışlar. Ekipman ne kadar önemsizdir desek de, kendinizi rahat hissedeceğiniz ve yaklaşımınıza en uygun ekipmanı seçmeniz sokak fotoğrafçılığı için önemli. Bunun için tarzınızı belirlemeniz önemli, görünmez mi olmak tercihiniz yoksa “benim kimseden korkum yok, çıkarım sokağa ve kimseye aldrımadan fotoğrafımı çekerim” mi? Ekipmanınızı devamlı yanınzıda bulundrumak mı düşünceniz yoksa “yanımda nasıl olsa akıllı telefonum var fotoğraf makinem ve ekipmanım da ben gerektiğinde çıkartayım” mı dersiniz?


(Fotoğraf: Kerem Nasipoglu)

Hangi fotoğraf makinesi ihtiyaçlarımı karşılayacak?

Eğer devamlı yanınızda taşıyabileceğiniz, hatta zorlarsanız cebinize girebilecek bri ekipman istiyorsanız daha kompakt modellere yönelmenizi tavsiye ederiz. Bunun için Panasonic LX100, Sony RX100 IV, Fujifilm X100T, Fujifilm X70 gibi kompakt modellere yönelebilir ya da piyasadaki aynasız seçeneklerine bir göz atabilirsiniz.

(Fotoğraf: Saul Leiter)


Eğer ağırlık ve boyut sizin için önemli değil, ve sokakta da kendinizi gizleme ihtiyacı duymuyorsanız, ve aradığınız şey performans ise DSLR almanız sizin için daha mantıklı olacaktır. Hem sunduğu objektif seçenekleri olsun, hem de her bütçe ve seviyeye uygun modellerinin olması, DSLR’leri diğer sistemlerin bir adım ilerisini taşıyor.

Hangi objektif sokak fotoğrafçılığı için daha uygundur?

Devamlı konuşulan konulardan bir diğeri ise; sokak fotoğrafçılığında hangi objektif kullanılır. Aslına bakarsanız bunun tek bir cevabı olamaz, tarih boyunca bile bir çok sokak fotoğrafçısı değişik açılar ve objektifler deneyimlemişler. Bu durumda “sizin tarzınız ne?” sorusu daha önemli. İnsanlara yakınlaşmak, ya da fotoğraflarınıza derinlik katmak istiyorsanız 28mm, 35mm gibi geniş açı lensler tavsiye ederiz, fakat daha uzaktan görüntülemek ve daha düz fotoğraflar çekmek istiyorsanız o zaman 50mm, 85mm ya da 135mm gibi daha uzun lenslere yönelmenizi tavsiye ederiz.

Sokak fotoğrafçılığı neyi değiştiriyor/ ne işe yarıyor?

Sokak fotoğrafçılığı insanlığı ya da belirli bir kitleyi sosyolojik açıdan incelediği gibi aynı zamanda günümüzün görsel dökümantasyonunu da oluşturuyor. Bu bağlamda yaşadığımız tarihin görsel kaydını tutmakla birlikte olayları ve toplumları derinlemesine inceliyor. 

(Fotoğraf: Jeff Mermelstein)


Sokak fotoğrafçıları için bazı tavsiyeler;

  • Fotoğraf makineniz her zaman elinizin altında olsun: Unutmayın ki “en iyi fotoğraf makinesi daima yanınızda olandır”.

  • “Candid” tarzınız olsa da insanlarla iletişime geçmekten korkmayın. Göz kotnağı kurmak, fotoğraf çektikten sonra fotoğrafını çektiğiniz kişiye gülümsemek, teşekkür etmek ve hatta çektiğiniz kareleri göstermek daima ortamdaki buzları eritir.

  • İnsanları çekmekten korkmayın, fakat başınızı da belaya sokmayın ve bu gibi durumlardan kaçının. Sağlığınız çekeceğiniz karelerden daha önemli bunu unutmayın.

  • Kendinize uygun ekipmanı seçin ve fazlasından kurtulun. Farklı türden objektfilerle çalışmak tarzınızın oluşmasını etkileyecektir, gene de diğer açıları da deneyimlemenizi tavsiye ederiz.

  • Tarzınızı belirlemeye çalışın.

  • Bol bol usta fotoğrafçıların fotoğraflarını inceleyin ve gerekirse öğrenmek için onları taklit edin.

  • Bol bol çekin.

  • Kendinize proje çıkartın.

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Görsel hikaye anlatıcısı, dijital aşığı ve belgesel fotoğrafçısı.