Playmobil: Sadece Küçüklerin Değil, Büyüklerin de Gözdesi

İlk Playmobil’imi daha dün gibi hatırlıyorum. At arabası, kovboy ve kızılderililerden oluşan bir Western takımıydı. Ablamla salonun ortasında saatlerce bu setle oynardım. Her oyunda farklı bir senaryo olurdu; çocuğu kaçırılan anneye yardım eden kovboy, kızılderiliye aşık olan kovboyun karısı ve hatta uzaylılar tarafından kaçırılan kovboy... (Evet Cowboys & Aliens ilk önce benim aklıma gelmişti.)

Sanırım çocukken sahip olduğum en değerli ve en sevdiğim oyuncaklarımdan biri oldu bu set. Hatta ara ara ablamla hâlâ o günleri konuşuruz.

32 yaşıma kadar bi’ daha hiç Playmobil merakım olmadı.

Sonra aniden bir karavanla değişti her şey; yani Playmobil 4859 Family Camper ile...

Kutusunu ilk gördüğümde detayları hayretle incelemiş, almamak için kendimi zor tutmuştum. Saçma fiyatı da oldukça etkili olmuştu tabii.

Sonra doğumgünüm geldiğinde neyse ki dostlar bu isteğimi kırmadılar (tarafımdan biraz dayatma olmuş olabilir) ve “bu yaşta hâlâ ne oyuncağı be Yağız!” diye diye o karavanı bana sonunda hediye ettiler.

Kutuyu açarkenki heyecanımı asla unutamam; minik detaylar beni benden almıştı. Hâlâ montajı en keyifli Playmobil setlerinden biridir benim için. Kupalar için özel çekmecesi olan bir karavandan bahsediyorum burada.

İşte Playmobil o gün kanıma girdi benim; yaklaşık 4 ay içinde de bütün setleri tamamlamaya çalıştım; Türkiye’deki distribütör sıkıntısından kaynaklanan indirimleri kaçırmadım, yurtdışına giden arkadaşlara bol bol sipariş verdim, eBay’i sık sık kontrol ettim. Sonra ürün ve fiyat karşılaştırma motoru Alve'yi keşfettim; farklı online mağazalar tarafından verilen en ucuz Playmobil fiyatlarını kolayca karşılaştırdım.

Sonuçta küçük bir servet yatırmış olsam da bi’ oda dolusu Playmobil ile kendime küçük bir hayat inşa etmeyi başardım. Evimin bir odası, artık ne yazık ki misafir odası değil.

Peki nasıl oluyor da Zirndorf, Almanya’dan çıkmış 7.5 cm boyundaki bir adam, benim gibi 32 yaşındaki bir adamı bile kendine hayran bırakabiliyor?

Burada Playmobil’in babası Hans Beck’in (1929-2009) dediklerine kulak vermekte fayda var:

"I would put the little figures in their hands without saying anything about what they were. They accepted them right away. They invented little scenarios for them. They never grew tired of playing with them."

Gerçekten de, satın aldığınız herhangi bir Playmobil setiyle yıllarca oynayabilir; küçük adamlarınızı yüzlerce hikayenin kahramanı yapabilirsiniz. Satın aldığınız setlerle birlikte gelen detaylar aklınızı başınızdan alabilir. Örneğin Playmobil 5302 Grand Mansion seti için ayrı olarak satılan 5329 mutfak setini incelemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bulaşık makinesi içerisinde yer alan bulaşık tepsisinden tutun da peynir tahtasına kadar (evet, peynirler de var tabii ki...) birbirinden keyifli minik detaylar sanırım Playmobil’i benim için bu kadar keyifli yapan unsurların en başında geliyor. Tabii YouTube’da bulabileceğimiz yüzlerce stop motion Playmobil videolarını da unutmamak gerek.

Playmobil’in tarihine kısaca baktığımızda görüyoruz ki; 1973 yılında petrol krizinin patlak vermesiyle plastik fiyatları da yükselince, fazla malzeme gerektirmeyen bu oyuncaklar Almanya’da kaçınılmaz bir şekilde piyasadaki yerini alıyor. Bunun üzerine ise ilk Playmobil seti 1974 yılında ortaya çıkıyor; bi’ şövalye, kızılderili ve inşaat işçisi.

Playmobil böylece 1975 yılında tüm dünyada satılmaya başlanıyor. Gerisi malum... Yeni setler çıkıyor, karakterler geliştiriliyor, gün geçtikçe detaylar daha da zenginleştiriliyor ve tabii ki Playmobil koleksiyonculuğu ortaya çıkıyor.

Playmobil, şu an Lego’nun en büyük rakibi olarak anılmakta. Bana kalsa Lego’dan daha başarılı ve eğlenceli bir oyuncak ama Lego’nun sök/tak/yarat özelliğini sevenler Playmobil’de istediklerini bulamayacaklardır, bu da kesin.

Gelelim Türkiye’deki Playmobil durumuna... Ne yazık ki her ithal üründe olduğu gibi Playmobil de Türkiye’de biraz yüksek fiyatlarla satılıyor. En son Türkiye pazarından çıkma kararının alınmasıyla %60’a varan indirimlerle satışlarına devam edildi; Playmobil forumlarından takip ettiğim kadarıyla -ben de dahil olmak üzere- birçok Playmobil koleksiyoncusu, koleksiyonlarını bu indirim döneminde daha da büyüttüler. Alve gibi online mağazalarda bu setlerin en uygun fiyatlarına ulaşmak hâlâ mümkün. Son aldığım haberlere göre Türkiye’deki yeni distribütör belli oldu ama fiyat politikasıyla ilgili bir yenilik olur mu bunu bekleyip göreceğiz. Ama 2013-2014 setlerini dört gözle beklediğimi ayrıca belirtmeme gerek yok sanırım...

İşin özeti, Playmobil’i bi’ kez severseniz, ömür boyu seversiniz ve Beck’in de dediği gibi, bu çocuklarla oynamaktan asla ama asla sıkılmazsınız.

Galiba şimdi, gidip koleksiyonumla biraz daha oynayacağım. :)

Yazar: Yağız Aksu

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.