​Yeni Nesil Koleksiyonculuk

Bir dönemin en büyük hobilerinden biriydi koleksiyon yapmak. 1980 ve 1990 kuşağı, mizah dergilerinde daha çok okuyup görmüşlerdir “pul koleksiyonu” esprilerini fakat pul koleksiyonculuğu gerçekten de bir zamana damgasını vurmuş bir koleksiyonerlikti.

Postahanenin “Filateli Servisi” veznesine gidilir, yeni pullara bakılır sonra pullar alınırdı. Özenle zarfa konan pullar hemen eve gidilip özel albüme nizami şekilde, uçları dolgulu cımbızlarla yerleştirildi. Özellikle de hatalı pullar olurdu ve çok değerli olurlardı. Genellikle basım hatası olurdu; bazıları kısa sürede farkedilir ve hemen toplatılırdı. Bu toplatılmış olan pullardan bir şekilde edinmeyi başarmışsanız çok şanslı bir azınlıksınız demeketir. Hele ki 40 yıl öncesine ait hatalı basım bir pulunuz varsa belki onunla şu anda güzel bir ev bile alabilirsiniz.

(Fotoğraf: Pinterest)

1983 doğumlu birisi olarak pullara pek merakım olmadı ancak küçükken anahtarlık ve çıkartma koleksiyonu yapardım. Tabii bu koleksiyonerlik değil, daha çok toplayıcılıktı.

Koleksiyonerlik ve toplayıcılık farkı ne ki?

Koleksiyonerlikte genellikle esas olan şey bir ürünün serilerini toplamak veya belli bir türe özgü eşyaların “tamamını” toplamaya çalışmaktır. Örnek vermek gerekirse; Sovyetler Birliği’nin Stalin döneminde basılmış kartpostalları toplamak ve bunların tamamına ulaşmaya çalışmak bir koleksiyonerliktir ama “Ben o dönemden sadece beğendiklerimi topluyorum,” derseniz bu toplayıcılık olur. Eğer bir kartpostal koleksiyonu yapacaksanız “iyi” veya “kötü” diye düşünmeden o dönemin tüm kartpostallarını toplamaya çalışırsınız; hatta elinizde eksik kalan son eksik parçayı satın alabilmek veya bulabilmek için bir araba parasını düşünmeden elden çıkarmayı göze alabilirsiniz.

(Fotoğraf: Pinterest)

Yeni dönemde ne değişti?

2000’li yılların başlarında artık karşımızda daha küresel ve daha dijital bir dünya vardı. eBay gibi dünya çapındaki satış siteleri ortaya çıkmaya başladı ve koleksiyonerlere gün doğdu. Eskiden aradığınız bir ürünü bulmak için çarşı, pazar, sahaf, dükkan dolaşırdınız; şimdi ise oturduğunuz yerden birkaç site dolaşmanız yetiyor.
Bu küreselleşen dijital dünyada koleksiyon kültürü de değişmeye başladı. Sinemanın, oyunların ve dizilerin etkisiyle piyasada figürler çoğalmaya başladı. Göze de hitap eden bu figürler yeni nesil koleksiyonerlerin ve toplayıcıların gözdesi haline gelmeye başladı.

Figürler nereden de çıktı şimdi?

Takvimler 1964 yılını gösterdiğinde, dünyaca ünlü oyuncak firması Hasbro; ilk kez “ action figure” söz yapısını kullanarak 80’li yılların erkek çocuklarının da iyi bildiği G.I. Joe figürlerini piyasaya sürdü. Gelişmiş yeteneklere sahip Amerikan özel askerleri olan G.I. Joe figürleri piyasaya çıktığı anda tüm genç ve çocukların ilgisini çekmeyi başardı. Bu arada ilgilenenler için belirteyim, ilk G.I. Joe oyuncakları 11,5” -yaklaşık 24 cm.- boyutunda büyük boy erkek asker bebekleriydi. Sonradan 3,5” -yaklaşık 10 cm.- boyutundaki figürlere dönüştüler.

(Fotoğraf: Pinterest)

Asıl patlama ise Kenner firmasının 1976 yılında ürettiği Star Wars figürleri oldu. 1977 yılında vizyona giren Star Wars sonrasında bu figürler neredeyse A.B.D.’deki tüm çocuk, genç hatta erişkinler tarafından kapışıldı. Bu da figür koleksiyonculuğunu başlatmış oldu. Kadını erkeği, genci yaşlısı demeden herkes, hayranı olduğu Star Wars filminin karakterlerini toplamak için oyuncak mağazalarını talan eder hale gelmişti.
İlerleyen dönemlerde bu figürler tabii ki asker figürleri ve Star Wars figürleriyle sınırlı kalmadı. İşin içine bu sefer Marvel Comics ve DC Comics gibi çizgi roman devleri de girdi.
1980’li yıllara geldiğimizde artık  televizyonlarda yaygınlaşmaya başlamış ve çizgi filmler etkisini göstermeye başlamıştır. Bu durum tabii ki figürlere de yansıdı. He-Man, Transformers, Ninja Kaplumbağalar çizgi filmlerinin karakterleri televizyon ekranlarından çıkıp masaların üstünü süslemeye başladı. Ekranlardaki hayali kahramanlar gerçeğe dönüşüyordu. Pek çok kişi de hayranı olduğu bu karakterlerin figürlerini biriktirmeye başlamıştı. Özellikle Star Wars ürünleri zaman zaman çok yüksek fiyatlara bile satılır hale gelmişti.

(Fotoğraf: Pinterest)

1990’lı yılların ortalarında McFarlane firması Spawn karakterinin figürlerini piyasaya sürdü ve o yıldan sonra figür piyasası tamamen değişti. Artık figürler çocuklar için değil yetişkinler için de üretilmeye başlandı; çünkü McFarlane’in ürettiği figürler kolu-bacağı ayrı hareket eden oyuncaklardan farklı olarak pozlanmış küçük heykeller gibiydi.

(Fotoğraf: Figures)

Sonraki yıllarda artık “action figure” kavramı yavaş yavaş oyuncaktan ayrılmaya başladı. Artık G.I. Joe gibi karakterler “oyuncak” gibi nitelendirilmeye başlanmıştı. Bir G.I. Joe karakterini alıp istediğiniz gibi pozlayabiliyor ve karakterleri birbirleriyle çarpıştırabiliyordunuz. Yani ilkokul çağındaki bir çocuğa verdiğinizde keyifle oynayabileceği karakterlerdi. Bunun yanında McFarlane firmasının çıkardığı figürler ise sabit, eklemleri hareket etmeyen ama rafta göze hitap eden ürünlerdi. Çocuklar hareketli eklemleri olan “oyuncakları” tercih ederken yetişkinler ise “figürleri” tercih etmeye başladı.
Figürlerin yapısının değişmesiyle piyasadaki ürünler de ayrışmaya başladı. Artık devir değişti, ee tabii figür de değişti. McFarlane firması 7” -yaklaşık 18 cm.- boyutunda figürler üreterek bir standart belirlemişti ancak bu daha sonrasında daha büyük boy olan 12” -yaklaşık 27 cm.- boyutunda figürler çıktı. Masaüstünde kolayca sergilemek için 3” -yaklaşık 10 cm.- boyurunda figürler de yaygınlaştı.

(Fotoğraf: Pinterest)

Olay sadece figürle kalmadı. Bunu heykeller ve büstler, hatta birebir boyutta karakter heykelleri takip etti.
Şu anda dünya üzerinde en yaygın koleksiyon türlerinden birisi figür koleksiyonculuğu. Pek çok kişi sevdiği dizi, film veya oyun karakterlerini alıp sergilemekten keyif alıyor. Özellikle 1976 yılından beri süregelen Star Wars figürleri furyası halen en önemli ve en yaygın figür koleksiyonu serisi olarak öne çıkıyor. Hemen hemen her Star Wars karakterinin figürü, heykeli veya büstü mevcut. Bunların tamamını toplamak için ise büyük bir servet harcamanız gerekiyor.
Halen koleksiyon yapmıyorsanız bir yerden başlamanızı öneririm. Hemen bir hobi dükkanına gidin veya yakınınızdaki bir oyuncak mağazasına gidin. Etrafınıza bakın ve beğendiğiniz bir figürü alın. İlk figürünüzün sizde hatırası ayrı olacaktır. Sonrasında ise emin olun internette figürleri araştırırken kendinizi bulacaksınız. Birkaç tane figürü yanyana dizip onlara baktığınızda bir anda rengarenk bir dünyaya adım atacaksınız. 

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Fantastik kurgu uzmanı, Fantastik Edebiyat – Bilimkurgu – Çizgi Roman Editörü ve aşığı, Redaktör, Grafiker, Webmaster, Gamer, Geek, Dungeon Master, Game Master, Storyteller, Koleksiyoner, vs vs vs… :)