​Stil ve Teknolojiyi Buluşturmanın Yollarını Keşfedin

90’lı yılların başına dönelim mi? Hani şu “Pazar akşamı banyo yapıp televizyonda Bizimkiler izlediğimiz” diyerek andığımız günlere? O günlerde “gelecek”, tamamen teknoloji üzerinden yorumladığımız, bir garip kavramdı. Gelecek üzerine kurulan hayaller, birbirinden çılgın bir hal almaya başlamıştı. Örneğin 2000’lerde uçan arabalarımız olacaktı. Jetgiller’deki gibi, trafik çilesini hiç olmasa havada çekecektik. Teknoloji o kadar ilerleyecekti ki, küçücük haplarla beslenecektik. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna çok hızlı bir şekilde ulaşabilecektik. O gün ne giyeceğimizi seçme derdimiz kalmayacaktı çünkü akıllı gardırobumuz hem kıyafet seçimi yapacak hem de bizi giydirecekti. Yani hayatımızın her alanında teknolojinin etkilerini görecektik.

(Fotoğraf: Pinterest)

Takvimler 1 Ocak 2000’i gösterdiğinde, bu hayal ettiklerimizin pek çoğu henüz gerçekleşmemişti; hatta uzun bir süre daha hayal olarak kalacaklarını anlamıştık. Milenyum, en çok kafası karışarak bozulan bankamatikleri ve finans sektörünü etkilemişti. Bizse halen uydularımızın dijital yayına geçmesine seviniyorduk. Üzerinden 15 yıl daha geçti, teknoloji beklediğimizden biraz daha yavaş da olsa hayatımızın her alanına, her anına girdi. Artık elektrikli otomobilleri trafikte görebiliyor, bileğimizdeki bir akıllı saat sayesinde fiziki durumumuz hakkında gerekli bilgileri alabiliyoruz. Pek çoğumuz, akıllı telefonları sayesinde işlerini gittikleri her yere götürür durumda. Belki dünyanın bir ucundan diğer ucuna çok hızlı bir şekilde ulaşamıyoruz ancak görüntülü konuşma, üç boyutlu videolar ve büyük veri transferleri sayesinde hayallerimize adım adım yaklaşıyoruz.

Moda dünyası da teknolojik gelişmelerden payını alıyor. Aslına bakarsanız bu, karşılıklı bir ilişki olarak günden güne gelişiyor. Kumaşların yüksek teknolojiyle üretilmesiyle başlayan ilişki, moda markalarının dijital kanalları etkin bir şekilde kullanmasıyla gelişiyor. Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, bizim gibi sıradan kullanıcıların hayatlarınaysa bambaşka şekillerde yansıyor.

(Fotoğraf: Pinterest)

Birlikte düşünelim; en son aldığınız teknolojik ürünü seçme aşamasında hangi özelliklerine baktınız? Kullanım sıklığına göre performansını incelediniz, fiyatına mutlaka baktınız, peki ya tasarımı? Evet, o kahve makinesinin şık olmasını istediniz, o kulaklıkların en sevdiğiniz renk olmasına dikkat ettiniz, o tost makinesi bile görüldüğünde “uzay mekiği gibi değil, stil sahibi” olsun istediniz.

Moda ve tasarım dünyası da bunun farkında, bizleri yavaş yavaş bu gelişmelere alıştırıyor. Örneğin Apple, akıllı saati Apple Watch piyasaya çıktıktan bir süre sonra Fransız lüks tasarım evi Hermes ile birlikte “Apple Watch Hermes” modelini bizlere tanıtıyor. Halihazırda yalın ve şık ürünleriyle kalpleri çalan Apple neden böyle bir atılıma ihtiyaç duyuyor?

(Fotoğraf: Pinterest)

Bir diğer örnek, İtalyanların gururu diyebileceğimiz sempatik iki tekerli, Vespa. Zaten çok satan, ikonik tasarımıyla milyonlarca insanın gönlünde taht kuran bu marka neden yine bir İtalyan moda devi olan Emporio Armani ile buluşuyor ve özel bir seri hazırlıyor?

Cevapları size bırakarak bu ilişkilerin günlük hayata yansımasına geçiyorum. Az önce de bahsettik ya, artık herhangi bir ürünü alırken fonksiyonu ve fiyatı kadar tasarımına da dikkat ediyoruz. Özellikle günlük hayatımızda daha sık kullandığımız teknolojik ürünlerin stilimize uygun, trendleri takip eden ürünler olmasına dikkat ediyoruz.

(Fotoğraf: Pinterest)

Eğer aldığımız ürün kendisi bu tür olanaklar sağlamıyorsa, onu kendi stilimize uygun hale getirecek değişiklikleri yapabilmemizi sağlayan modifikasyonlardan da çekinmiyoruz. Telefon kılıfı, tablet çantası gibi en kolay örnekler bir yana, masa üstü bilgisayarlarını birleştirerek Iron Man zırhı haline getiren sıra dışı örnekleri de sıklıkla görüyoruz.

Bu tür örneklerden yola çıkarak kişisel stili teknolojiyle buluşturmanın yollarına birlikte göz atalım.

Teknolojik ürünler arasında en çok etkileşim kurduğumuz  akıllı telefonlarla başlayalım. Günümüzde, akıllı telefonların dış yüzeyleri siyah, altın, gümüş, pembe gibi farklı renklerde karşımıza çıkabiliyor. Ekran sayesinde yaratılan renkli dünyalarınsa sayısız olduğu malum. Özellikle Apple tarafından farklı zevklere göre yeşil, mavi, sarı gibi renklerde üretilen akıllı telefon modelleri olduğunu da unutmayalım. Eğer yüksek bir meblağ karşılığında hayatınıza kattığınız akıllı telefonunuzda siyah gibi klasik ve güvenli bir renk tercih edecekseniz, farklılık yaratmak için birbirinden yaratıcı kılıflara yönelebilirsiniz. Son dönemde pek çok moda tasarımcısının akıllı telefonlar için kılıf tasarımlarını piyasaya sunduğunu düşünürsek, bu kişiselleştirme ve farklılaşma hareketinin yakın zamanda dinmeyeceğini gösteriyor. Telefon kılıfları kadar farklılaşabilen diğer aksesuarlar olan laptop çantaları ve tablet kılıfları da tasarımcıların bu farklı ve kişisel dokunuşu sunabilmek için daha çok alternatif yarattığının ispatı niteliğinde.

(Fotoğraf: Pinterest)

Son dönemlerde Instagram gibi popüler uygulamaların giderek daha sık kullanılmasıyla fotoğrafçılığın ön planda olduğunu söylemek mümkün. Hal böyle olunca öncelikle  dijital fotoğraf makineleri , sonrasında ise analog fotoğraf makineleri günlük hayatımıza yeniden girdiler. Dijital fotoğraf makinelerinde kişiselleştirme ve özgün bir stil yaratmak bir hayli zor olsa da analog fotoğraf makinelerinin birbirinden eğlenceli tasarımları sayesinde en son trendleri takip edebilmek mümkün.

(Fotoğraf: Pinterest)

Müziğini yanından ayırmayanlar artık taşınabilir müzik çalarları bırakıp ücretsiz müzik servisleri sayesinde akıllı telefonlarını yürüyen bir diskoya çevirebiliyor. Şirin mi şirin taşınabilir müzikçalarların bıraktığı stil boşluğunuysa tasarımcıların elinden çıkan  kulaklıklar alıyor. Yüzlerce kulaklık modeli arasından en çok seveceğinizi seçmek zor; o nedenle birden fazlasını satın alıp o günkü ruh halinize veya günlük stilinize en uygun olanını kullanmanızı öneririm.

(Fotoğraf: Pinterest)

Kapanışı, ilk örneğini verdiğimiz konuyla, yani  akıllı saatlerle yapalım. Samsung ve Apple gibi markaların başı çektiği ve hayatımıza çok yeni dahil olan bu cihazlar, hem fonksiyonları hem de stili tamamlayabilen görünümleri sayesinde pek çok kullanıcının gözdesi olmuş durumda. Farklı kayışları ve gövde renkleriyle dikkat çeken akıllı saat modelleri, moda dergilerinin kapaklarında görünmeye başlayacak kadar ön plana çıktığına göre, bizlerin de bu zevkli tercihi göz önünde bulundurmamız gerek.

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Blogger, moda yazarı, dijital fkirlerin adamı.