Fotoğraf Makinesi Türleri

Fotoğraf makinelerinin tarihi aslında düşündüğümüzden çok daha eskiye gidiyor. Tabii ki insanlar, bugün düşündüğümüz anlamda fotoğraf çekip instagram üzerinden paylaşmıyorlarmış, ama bugün bu akıllı telefonumuzla çekip sosyal medya üzerinden paylaştığımız fotoğrafın temelleri antik çağlarda atılmaya başlanmış. Geçmişten günümüze, fotoğraf makinelerinin gelişimi, özellikle şu anda bulunduğumuz dijital çağ ile bir doruk noktasına ulaşmış olsa da, bu süreçte heyecan uyandırıcı gelişmelere ön ayak olduğunu görüyoruz.

Bu gelişim sürecinde ise değişik tiplerde fotoğraf makinelerinin karışımıza çıktığını görüyoruz. Aslında farklı dönemlerde karşımıza çıkan bu fotoğraf makineleri, bize fotoğrafın gelişimi hakkında bir fikir verdiği gibi, fotoğraf makinelerini sınıflandırmamıza da yardımcı oluyor 

Fotoğraf makinelerinin tarihi

Cebimizden çıkarttığımız cep telefonlarımız ile çektiğimiz fotoğraflar artık reklam panolarını süslemeye başladı. Bundan 60 yıl önce bırakın cep telefonu ile fotoğraf çekmeyi, bir görüntünün dijital olarak kayıt edilmesi bile, dönemin insanlarının hayal gücünü zorlayan bir fikirdi. Gösterdiği gelişme, ilk fotoğraf makinesinin icadından günümüze kadar olan süreç göz önünde bulundurulduğunda, az zamanda çok iş başarılmış diyebiliriz. Peki bu süreçte neler yaşandı?

Fotoğraf makinesi zaman çizelgesi

İlk fotoğraf makineleri

Fotoğraf makinelerinin geçmişi taa antik Yunan ve Çin uygarlıklarına dayanmaktadır. Kamera obsküra adı verilen ve mantık olarak karanlık bir oda ya da kapalı bir kutunun önünde açılmış bir iğne deliği ya da yerleştirilmiş bir mercek yardımı ile oda ya da kutunun önünde olan görüntünün oda/kutu içine baş aşağı aktarılmasıyla başladı fotoğraf makineleri. Bu karanlık kutu çerisinde elde edilen görüntü, herhangi bir kimyasal işleme tabi tutulmadığından ötürü, sadece izlenebiliyor ya da el ile kağıda aktarılabiliyordu.

Ne zaman ki ilk fotografik işlem metodları geliştirilmeye başlandı, o zaman bu karanlık kutu içerisinde oluşan görüntü, belirli kimyasal işlemler yardımıyla kayıt edilmeye başlandı. 19. yüzyılın başından itibaren çeşitli kimyasal işlemler sonucunda kayıt edilebilen görüntü, 19. yüzyılın sonlarına doğru, aynı zamanda Kodak’ın kurucusu olan George Eastman tarafından daha ufak ve taşınabilir karanlık kutuların içerisine yerleştirilmiş film sayesinde tüketicinin ulaşabileceği ve devamlı yanında taşıyabileceği bir hale getirildi. Eastman’ın ürettiği bu fotoğraf makinesi, içindeki poz miktarı bittikten sonra fabrikaya yollanıyor, içindeki film çeşitli işlemlerden geçiriliyor ve makinenin içine yeni bir film yerleştirilip tekrar sahibine gönderiliyordu. Eastman’ın bu icadı fotoğraf tarihi için önemli bir kilometre taşı olarak görülür.

35mm, yeni çağın başlangıcı

Filmin icadından sonra ise en önemli olay olarak 35mm filmin icadı diyebiliriz. Günümüzde dijital fotoğraf makinelerinde hala 35mm format baz alınarak yeni ürünler piyasaya sürülür. 19. yüzyılın başlarında ilk topluca üretilen ve tüketiciye sunulan 35mm fotoğraf makineleri günümüze kadar hayatta kalmayı başardılar.

Dijital çağ

Dijital fotoğraf makinelerinin çıkışı ve gelişimine baktığımız zaman da karşımıza güzel bir hikaye çıkıyor. İlk dijital fotoğraf makinesi prototipi, aynı zamanda ilk toplu film üretimini gerçekleştiren Kodak tarafından yapılıyor. Bir film devi olan Kodak, bu yeni dijital fotoğraf makinelerinin film tüketimini baltalayacağını ön görerek, geliştirilmesini durduruyor. Kodak için diyebiliriz ki, gerçekten doğru tahmin etmişler ve dijital fotoğraf makineleri tüketici pazarına girdiği günden beri film sektörünü yok etti diyebiliriz. Fakat dijital fotoğraf makinesini ilk bulan ve tarih boyunca fotoğraf pazarında bir çok ilk ve yeniliğe imza atmış Kodak’ın dijital pazarın geleceğini kestiremeyip kendilerinin bu pazara çok geç girmesi sonucu, Kodak kendi sonunu hazırladı ve şirket 2012 yılında iflas başvurusunda bulundu. Günümüzde Kodak ayakta kalmak için yeni yollar deniyor.

1900’ler fotoğrafın kitlesel tüketimin bir parçası olması, değişik kamera tipleri ve değişik sistemlerin geliştirilmesi ve sonunda gelen dijital çağ! Fotoğrafın katettiği yol göz önünde bulundurulduğunda, artık fotoğraf makinelerinin ceplerimize hatta daha da ötesi cep telefonlarımızın içine girmiş olması ve 2012 yılına kadar insanlık tarihinde toplamda 3,5 trilyon fotoğraf çekilmiş olması gerçekten heyecan verici.

Fotoğraf makinesi türleri

Günümüzde insanlar fotoğraf makinelerini dijital ve filmli (analog) olmak üzere ikiye ayırıyorlar, fakat fotoğraf makinelerinin tarihçesine baktığımız zaman aslında konunun düşündüğümüzden daha derin olduğunu görüyoruz. Bakalım bu tarihsel süreçte fotoğraf makineleri nasıl sınıflandırılmışlar onları görelim:

Kayıt tipine göre fotoğraf makineleri

Fotoğraf makinelerinde en temel sınıflandırma, kayıt tipine göre yapılan sınıflandırmadır. Bunu kullanılan filmin boyutu olarak da düşünebiliriz.

Küçük format

İçinde 7x11 boyutunda bir film bulunduran kasetleri kullanan fotoğraf makineleridir. Tarihin tozlu raflarında yerlerini almış olsalar da, günümüzdeki ufak sensörlü kompakt fotoğraf makinelerinin atalarıdır diyebiliriz. En büyük avantajı, film boyutunun küçüklüğü sebebiyle gövdelerin de gayet ufak olabilmesiydi. En büyük dezavantaj gene film boyutundan kaynaklanıyor, o da büyük baskılara kesinlikle izin vermemesi dolayısıyla da kalitenin düşük olması.

APS format

Çok kısa bir süre kullanılmıştır APS format fotoğraf makineleri. Aynı küçük format fotoğraf makinelerinde olduğu gibi bir kasetin içine yerleştirilmiş, 35mm den daha ufak film bulundurmaktaydı. Filmin boyutları 35mm den küçük olduğundan ötürü gene büyük boy baskı alınamıyordu. Bu formatın en büyük avantajı ise akıllı kasetler kullanmasıydı. Filmi fotoğraf makinesinin içine yerleştirdiğinizde makine filmi otomatik olarak sarardı. Aynı zamanda film daha bitirmeden fotoğraf makinesinden çıkartılabildiği gibi, çıkartılan film tekrar fotoğraf makinesinin içine konduğunda, son kalınan pozdan itibaren çekmeye devam ediyordu. Bu format da aynı küçük formatlar gibi tarihe karşıtılar.

35mm

Günümüzde hala kullanılan ve tarihte en yaygın kullanılmış format 35mm dir. 24x36mm görüntü alanıyla 30x45 cm ye kadar baskı alınabiliyor. Dijital makinelerde de kullanılmakta olan bu format artık bir standart olmuştur.

Orta format

120 format diye de bilinen ve 4.5x6, 6x6, 6x7, 6x8 ve 6x9 gibi boyutlarda kayıt yapabilen bu format, SLR, TLR ve Rangefinder tipi makinelerde kullanılabiliyor. Aynı 35mm de olduğu gibi, günümzüde orta format dijital fotoğraf makineleri de mevcuttur. En büyük avantajları çok büyük boyutlarda baskıya imkan sağlamaları. Bu formatı kullanan fotoğraf makineleri de genelede büyük olmaktadır.

Büyük format

Genelde bu tür film kullanan fotoğraf makineler field kamera diye anılırlar ve boyutları gündelik olarak boynumuza takıp dolaştığımız fotoğraf makinelerinden çok daha büyüktür. Çoğunlukla tahta üç ayaklar ile desteklenen raylı bir sistem üzerine kurulan ve plain (sheet) film kullanan bu modellerden elde edilecek negatifin boyutu, SLR’lerden elde edilen baskı kadar oluyor. Yani bu negatiflerle yapılacak baskının boyunu sizler düşünün. Daha çok büyük baskılar alınması istenilen durumlarda kullanılan büyük format fotoğraf makinelerinin en büyük dezavantajı aşırı büyük olan boyutları.

Instant fotoğraf makinesi

Polaroid'in bulup senelerce domine ettiği instant film ve fotoğraf makineleri pazarı, 2011 yılında piyasadan tamamen çekildi. Artık film ve fotoğraf makinesi üretimi yapmamasına karşın, bir kickstarter projesi oalrak doğan Impossible project, yeterli maddi desteği aldıktan sonra 2014 yılında tekrardan yakın formül ile Polaroid film üretimine devam etti. Fakat instant film ve fotoğraf makinesi pazarında esas atılımı Fujifilm 2008 yılından sonra yaptı ve Instax serisi ile günümüzde en çok tüketilen fotoğraf makinelerinden biri oldu. 

Vizör tipine göre fotoğraf makineleri

Görüntü kalitesinden çok kullanım deneyimine göre fotoğraf makinelerini sınıflandırmak istersek, bu sınıflandırmayı vizör tipine göre yapmamız gerekir. Çekmek istediğimiz konuya nasıl yaklaşacağımızı belirler bakaç sistemleri ve kendi aralarında daha üstün bir sistem olmadığı gibi her sistemin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.

Peki nelerdir bu farklı vizör tipleri?

TLR

Twin lens reflex (çift lens refleks), yani birinde netliği ve kadrajı ayarladığımız, diğerinde de istediğimiz kareyi çektiğimiz, üst üste iki objektifin olduğu fotoğraf makinelerine TLR denir. Altta bulunan objektif görüntüyü kayıt ederken, üstteki objektif bir ayna yardımıyla tepede konumlandırılmış vizöre netlenecek ve de çekilecek kadrajı aktarır. Yalnız kadraj için ve de kayıt için iki ayrı objektif kullanılması, gördüğümüz ve de çekeceğimiz görüntünün birbirinden farklı olması demektir.

Daha çok orta format film kullanan TLR’ler, günümüzde hem 35mm hem de instant film kullanan yeni modellerle tekrar kullanıcının karşısına çıktı. En büyük avantajı, göğüs hizasında tutarak çekim yapma imkanı sunmasıdır.

SLR

Single lens reflex (tek lens refleks) yani tek bir objektif bulunduran, bu objektifin de bir ayna yardımıyla fotoğraf makinesinin üst kısmındaki vizöre görüntüyü aktarabildiği ve deklanşöre basmamızla aynanın kalkması sonucu vizörden gördüğümüz görüntüyü film ya da sensöre kayıt eden fotoğraf makinelerine denir. Hem profesyonel hem de amatör kullancıılar tarafından kullanılan SLR’ler, aynı zamanda en fazla kullanılan fotoğraf makinesi türüdür.

Dijital sensör barındıran modellere Dijital SLR yani DSLR adı verilmektedir. Uygun boyutları, geniş objektif ve de aksesuar çeşitliği, gördüğümüz görüntüyü çekebilmesi gibi çeşitli avantajları bulunmaktadır.

Rangefinder

Ayrı bakaçlı fotoğraf makinelerine rangefinder ya da telemetreli fotoğraf makinesi denir. Tek bir objektif barındırır üzerinde. Objektiften bağımsız bir vizör yardımıyla da kadrajı ve netliği ayarlayabiliriz. Vizör ve objektifin birbirinden bağımsız olması sonucu oluşan görüntü farklılığına da paralax hatası denir.

En büyük avnatajları SLR ve TLR gibi fotorğaf makinelerinde gövdede bulunan aynanın olmaması sebebiyle boyutlarının çok daha ufak olabilmesi.

Dijital fotoğraf makinesi türleri

Ve geldik dijital döneme. Film fotoğrafçılığının neredeyse ölmesine neden olan dijital fotoğraf makineleri de, aynı film makinelerde olduğu gibi çeşit çeşit.

Kompakt fotoğraf makineleri

Genelde içerinde ufak sensör barındıran ve cebe girebilecek kadar ufak olan bu modellerde sabit objektif buklunmaktadır. Bazı istisna kompakt modellerde ise büyük sensörler kullanıldığı gibi cebimize giremeyecek boyutlarda oluyorlar. Fakat gene de DSLR’lere kıyasladığımızda bu modeller gayet ufak kalmaktadırlar.

Bridge fotoğraf makineleri

Gövdeye sabitlenmiş ve geniş bir odak aralığı sunan objektif barındıran fotoğraf makinelerine verilen addır. Bridge modeller boyut ve görüntü olarak SLR’leri andırdığından ötürü SLR-like diye de anılırlar. En büyük dezavantajları çok geniş bir odak aralığı sunmaları. Genelde ufak boy sensör kullanılsa da bu modellerde, günümzde Panasonic FZ1000, Sony RX10 gibi modeller büyük sensörler ile karşımıza çıkmaktadır. Daha çok seyahat tutkunlarına hitap etse de, gelişmiş modeller videocuların da dikkatini çekmektedir.

Aynasız fotoğraf makineleri

DSLR’lerde bulunan ve görüntüyü objektiften vizöre aktaran aynanın ortadan kaldırılası ile aynasız adıyla anılmaya başlanmış modellerdir. Aslına bakarsanız Rangefinder tipi fotoğraf makineleri de gövdenin içinde ayna barındırmadıkları için aynasız adıyla anılırlar. Objektifleri, aynı SLR’lerde olduğu gibi değiştirilebilir olup, gövde içerisinde ayna barındırmadıkları için SLR’lerden farklı bir otomatik netlemi sistemi kullanırlar.

Aynanın olmaması sebebiyle, ya objektiften bağımsız vizör, ya elektronik vizör kullanılar, klimi modellerde ise hiç vizör bulunmaz. En son Fujfilm, hibrit vizör adı verdiği teknoloji sayesinde, tek bir tuş yardımıyla hem bağımsız vizör hem de elektronik vizör olarak kullanabileceğimiz modeller sürmüştür piyasaya.

Aynasız fotoğraf makinelerinin en büyük avantajları, aynanın olmaması sebebiyle iyicene ufalan boyutları. Hatta Panasonic GM5 gibi modeller kompakt modellerle bile yarışabilecek boyuttadır ve rahatlıkla uygun bir objektif ile cebimize sığdırabiliriz.

DSLR fotoğraf makineleri

Dijital single lens reflex adıyla anılan ve piyasada en yaygın kullanılan modellerdir DSLR’ler. Değiştirilebilir objektif, gövde içinde, objektiften gelen görüntüyü gövdenin yukarısında bulunan vizöre aktarabilen bir aynaya sahip oluyor bu tür fotoğraf makineleri. Geniş objektif seçenekleri, hızılı otomatik netleme sistemleri, yüksek performans elde edilebilmesi gibi nedenlerle profesyonel ve bir çok amatör kullanıcı tarafından tercih edilmektedir.

Gelişen teknoloji fotoğraf makinelerini cebimizden çıkartıp cep telefonlarımızın içine sokmuştur. Akıllı telefonlarımızdan elde ettiğimiz ve bir çok kullanıcıyı tatmin eden sonuçlar, artık dijital fotoğraf makinelerine duyulan ihtiyacı azaltsa da, hala bu gelişmiş sistemlerin yerini dolduramamaktadır ve yakın bir gelecekte de doldurabilecek gibi gözükmüyor. Daha ayrıntılı bilgi almak için sizlere DSLR Satın alma rehberimiziAynasız fotoğraf makinesi satın alma rehberimizi ve de Kompakt Fotoğraf Makinesi Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler adlı yazılarımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Görsel hikaye anlatıcısı, dijital aşığı ve belgesel fotoğrafçısı.