​Hazırlanın, Koşuya Başlıyorsunuz!

Son yılların kuşkusuz en gözde sporlarından biri koşu. Özellikle baharın gelmesi ile birlikte, boğazda, orman içi parkurlarda ve parklarda koşan kişi sayısı her geçen gün artıyor. Eh durumun farkına varan markalarsa, işi sadece spor malzemesi satan firmaların elinden almak için kıyafet kreasyonlarının içine rengarenk koşu kıyafetlerini eklemeye başladı bile. Model model tayttan desen desen bra’ya, neon renkli tşörtlerden ayakkabıya her şey artık giyim mağazalarında rahatça bulunabiliyor. Kıyafetlerin bu albenisi insanı koşuya başlatır bizden söylemesi!

Tabii koşu dendiğinde aklınıza kıyafetlerinde renk uyumu yakalamış, deniz kenarında koşan fit insanlar canlanmasın. Koşunun bilmeniz gereken öyle çok şeyi var ki! Dilerseniz koşu malzemelerinin neler olduğunu ve onları seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini sırasıyla anlatalım.

Kıyafet seçimi

Kulağa biraz tuhaf gelebilir ama koşarken üzerinizdeki kıyafetler ne pamuklu ne de yünlü olmalıdır. Kıyafetlerinizin tamamen sentetik olması koşunun en önemli şartıdır. Evet, küçüklüğümüzden beri sentetik daha çok terletir diye biliriz ama koşuda işler öyle değil. Çünkü sentetik t-shirt teri hapsedebilecek bir yapıda olmadığından terin buharlaşmasına izin verir ve koşarken vücudunuzun kuru kalmasını sağlar. Pamuk ve yünlü kıyafetlerde durum tam tersidir. Bu materyalden yapılmış kıyafetler teri hapsederek, hem kıyafetinizin ıslanarak ağırlaşmasına hem de geç kurumasına sebep olur ki bu koşarken başınıza gelmesini isteyeceğiniz en son şeydir.

(Fotoğraf: Pinterest)

Doğru bilinen bir diğer bilgi ise soğuk günlerde kat kat giyileceğidir. Hava ne kadar soğuk olursa olsun, koştukça vücudunuzun ısınacağını unutmayın. Eğer kış aylarında koşacaksanız, sentetik bir t-shirt, bra, rüzgarlık, buff ve bir eldiven fazlasıyla yeter.

Eğer koşu sonrası üşüme ihtimalinizin olacağı bir parkurda iseniz, sırt çantanıza mutlaka bir polar kıyafet atın.

Üst giyim tamamsa sıra alt giyimin iki vazgeçilmezine geldi: tayt ve şort.

Sürtünmeyi en aza indirgedikleri için koşucuların ilk tercihleri arasında yer alır bu ikisi. Siz hangisinde rahat ediyorsanız tercihinizi o yönde yapın, çok sıkan ya da hareket kabiliyetinizi daraltan kıyafetlerden uzak durun.

Ayakkabı seçimi

İşte geldik en ama en önemli koşulardan (parça) bir diğerine: ayakkabı seçimi. 

Koşu, ayağınıza geçireceğiniz herhangi bir ayakkabıyla yapabileceğiniz bir spor değildir. Ne kot pantolonunuzun altına giydiğiniz sneakerlarınızla ne de yürüyüş ayakkabılarınızla asla koşmayın. Koşu, ayaklar ve vücut üzerinde stress yaratan birkaç spordan biridir ve yanlış ayakkabı seçimiyle, hem bu stresi artırmış hem de sakatlığa davetiye çıkartmış olursunuz.

Tüm bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için mutlaka en doğru ayakkabıyı seçmelisiniz. En iyi değil, en doğru diyoruz; çünkü koşu ayakkabılarında en iyisini almak diye bir şey yoktur. Yüzlerce model arasından en pahalı olanını almanız en iyisini aldığınız anlamına gelmez. Mühim olan ayak yapınıza en uyumlu modeli seçmektir. Ayak tipinizi biliyorsanız bir sonraki paragrafa geçebilir ve hızla ayak tipinize özel üretilmiş ayakkabıların neler olduğunu öğrenebilirsiniz. Eğer ayak tipiniz konusunda şüpheleriniz varsa; size evinizde de rahatlıkla yapabileceğiniz bir testten bahsetmek istiyoruz: ayak izi testi! Ayağınızın tamamını suyla ıslatın ve biraz silkeledikten sonra bir kağıdın üzerine ayağınızı bastırın. Birkaç saniye sonra kağıtta çıkan şekle göre ayağınızın şeklini öğrenmiş olacaksınız. Artık ayağınızın şeklini de öğrendiğinize göre ayakkabı seçimine geçebiliriz.

Düztabanlar 

En çok topuk bölgesi ve önayak iç bölümde ekstra aşınma sorunu yaşadıkları için mutlaka hareket kontrol özelliği olan bir ayakkabı tercih etmeliler. Yani etiketinde motion control yazması yeterli.

Çukur taban 

Bu ayak tipine en uygun ayakkabılar ise, etiketinde cushion, cushioned veya neutral yazan destekli olanlardır.

Normal taban

Gelelim, en sık rastlanan tip olan normal ayak tipine. Burada tercihiniz kesinlikle dengeli bir model üzerine olmalı. Ayakkabınızın rengi, markası ne olursa olsun, etiketinde stability yazmasına önem gösterin, yeter.

Ayakkabı işi de tamamsa, geçelim bir diğer konuya!

Koşarken müzik önemlidir

Koşarken dinlediğiniz müzik tarzının koşu performansınızı etkilediği bilinen bir olaydır. Daha hareketli ve basları kuvvetli şarkılar, sizi daha fazla "gaza" getirerek koşu ritminizi yüksekte tutmanızı sağlarken, yavaş tempoda şarkılar daha sakin bir tempoda koşmanızı sağlar.

Koşarken ne dinlediğiniz kadar önemli olan bir konu da bu müzikleri nasıl dinlediğiniz. Sürekli ses düzeyi alçalıp yükselen bozuk bir kulaklıkla ya da devamlı kulağınızdan düşen bir modelle koşmak bir zamandan sonra sinir bozucu bir hale gelebilir. Bu sebeple kulaklık alırken kulağınıza tam oturan ve koşucular için özel tasarlanmış olmasına dikkat edin.

Peki nerede koşacaksınız? Kapalı salonda koşu bandı üzerinde koşacaksanız, ses izolasyonu çok iyi modeller tercih edebilirsiniz. Ancak ormanda ya da şehirde koşacaksanız, ses izolasyonu düşük olan modeller güvenliğiniz için daha doğru bir seçim olur.

(Fotoğraf: Pinterest)

Gelişiminizi takip edin

Amacımız sizden Usain Bolt yaratmak değil tabii ki. Ancak koşmanın kurallarından biri kuşkusuz bu işi düzenli yapmaktır. Yani aklınıza estikçe birkaç kilometre koşmak ya da ara sıra uzun yürüyüşlere çıkmak, kalbinizi ve bedeninizi yormaktan başka bir şey sağlamaz. Sağlıklı bir gelişim için bedeninizi tanıyıp, kondisyonunuz arttıkça sınırlarınızı gün be gün zorlamalısınız.

Bunu anlamanın yolu da koştuğunuz mesafeyi, harcadığınız kaloriyi ve kalp ritim değerlerinizi ölçmekten geçiyor. Bu iş işin üretilmiş üç teknoloji var aslında.

İlki, sporcular için üretilmiş ve bahsettiğimiz tüm özelliklere sahip bir sporcu kol saati. Bir diğeri, telefonunuza indireceğiniz ücretsiz uygulamalar. Sonuncusu ise akıllı bileklikler. Geliştirilebilir oluşu ve içinde bir sürü özellik barındırdığı için cep telefonu uygulamaları iyi bir alternatif olsa da, akıllı bileklikler hem beraberinde gelen uygulamaları hem de koşu dışında çeşitli ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz özellikleriyle bizim öncelikli tavsiyemiz olmaktadır. 

(Fotoğraf: Pinterest)

Uygun bir parkur seçin

Tüm hazırlıklarınız tamamsa gelelim şimdi koşu için uygun bir parkur seçmeye. Koşu alanınız bir spor salonuysa işiniz kolay, giyinin kıyafetlerinizi ve başlayın koşmaya. Yok hayır, ben dışarıda koşu yapacağım diyorsanız, kendinize güzel bir koşu parkuru seçmekle işe başlayın. Bulunduğunuz şehirde mutlaka koşuya uygun, yumuşak zeminli bir parkur bulabilirsiniz. Eğer istediğiniz doğa içinde, bol oksijenli bir ortamsa, kaçış rotanız kesinlikle bir orman içi parkur olmalı.

Şıklık aksesuarlarda gizlidir

Elbette koşarken de şık olabilir, modaya ayak uydurabilirsiniz. Parkurun en şıkı olmak için ihtiyacınız olan sadece birkaç renkli aksesuar. Bunların başında renkli kulaklık ipleri geliyor. Bir diğeri ise sporcu bileklikleri. Terinizi silmek için rengarenk bir bileklik seçin ve şıklığınızı tamamlayın.

Eee artık hazırsanız, bu hafta sonu kimseye söz vermeyin. Koşmak için harika bir hafta sonu sizi bekliyor! 

Hakkımızda

Offices

2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

Yazar

Yazar. Düz, sade yazar.