​Erkeklerin Cilt Bakımı Hakkında Bilmesi Gerekenler

Erkekler ve bakım hakkında bir şeyler konuşacaksak, işe yeni çağın erkek stili geçmişini birkaç ayrı döneme ayırarak başlamak gerekiyor.

Başlangıç, erkeklerin pek çok farklı kişisel bakım ürününü kullandığı, kişisel bakımın erkek stilinin ayrılmaz bir parçası olduğu yıllar. Birbirinden şık tıraş setleriyle dolu, farklı esansların adeta dans ettiği berberlerden çıkan erkeklerin, erkek bakımının hakkını verdiği zamanlar. Sonrası, bir şekilde erkeklerin bakım kültüründen uzaklaştığı, ev ekonomisinin önem kazandığı dönem. Bir deodorantın bile bütçeye fazla geldiği, zor zamanlar. 2000’lerin başı, “metroseksüel erkek” kavramıyla bakımlı olmanın abartıldığı, erkeklerin bakımlı olmasının garip karşılandığı geçiş dönemi. Ve günümüz, internet sayesinde pek çok doğru bilgiye ulaşabildiğimiz, modern şehirli erkeğin tıraştan peeling’e kadar pek çok farklı bakım çeşidini bilinçli bir şekilde uyguladığı “altın çağ”.

(Fotoğraf: Pinterest)

Biz geçmişe değil, günümüze bakalım ve erkekler için cilt bakımı denilince önemli olan konuları bir bir ele alalım.

Erkeklerin bakımlı olma ihtiyacının temelinde, kendisini beğendirme arzusunun yattığını söylesek yanlış olmaz. Zira, bir tavuskuşunun rengarenk tüylerini açması ya da bir aslanın kükreyerek yelesini savurması gibi, insanoğlunun da karşı cinsi etkilemek için bir şeyler yapması gerektiği ortada. Bu nedenle ilk iş, yüzlerce farklı  erkek bakım ürünü arasında kaybolan kadınların karşısına, belli başlı temel bakımları uygulayarak çıkmak.

(Fotoğraf: Pinterest)

Tıraş, ilk adım

Burada tıraşı, sadece tıraş bıçağı ve köpük yardımıyla sakalımızı yok etmek olarak düşünmeden, bir bakım alışkanlığı haline getirmek önem kazanıyor. Zira günümüzde ofis kültürünün değişmesi ve farklı çalışma şekillerinin doğmasıyla birlikte, “sinekkaydı” tıraş gerekliliği hayatımızdan çıkmışa benziyor. Bu nedenle düzgün şekillendirilmiş, fazlalıkları alınmış sakal ve bıyık tipleri de “tıraş” başlığı altında kendisine yer buluyor. Eğer yüzünüze uygun olduğunu düşündüğünüz özel bir sakal ve bıyık şekliniz varsa, bunu korumak için günlük “düzenlemeler” yapmanız gerektiğini unutmayın. Çoğunlukla ufak bir  tıraş makinesi, bu düzenlemeler için yeterli olacaktır. Bıyık makası ve cımbız gibi küçük aletlerin büyük faydalar getireceğini de unutmayn.

(Fotoğraf: Pinterest)

Sakal ve bıyıklarınızı düzenli bir şekilde uzatmak veya uzunluğunu korumak kadar önemli bir diğer husus da, kılların altında kalan cildi yeteri kadar havalandırabilmek ve nemlendirebilmek. Bu nedenle, yüzü kapatacak uzunlukta sakal ve bıyık tercih edenlerin, günlük bazda derinlemesine bir yıkama ve kurulama yapması faydalı olacaktır.

(Fotoğraf: Pinterest)

Eğer sürekli olarak tıraş olmanız gerekiyorsa, yani tıraş bıçağı ve köpük kullanıyorsanız, biraz daha dikkatli olmanız gerek. Zira tıraş, uzun vadede cildinizi yoran ve yaşlandıran bir uygulama. Bu nedenle, cildinizi ferahlatacak tıraş köpükleri ve sabunlarını tercih etmeli, tıraş sonrasındaya muhakkak nemlendirici kullanmalısınız. Tıraş bıçağı kullanarak, üst deriyi de kıl kökleriyle birlikte aldığınız için bir “peeling” etkisi yarattığınızı düşünürsek, tıraşın o kadar da kötü bir uygulama olmadığından emin olabiliriz, değil mi?

(Fotoğraf: Pinterest)

Tıraş üzerine bazı bilgiler:

  • Tıraş, öncesinde cildinizi ılık suyla tıraşa hazır hale getirmeniz gerekir.
  • Pek çok erkek, hem vakitten hem de sudan tasarruf etmek için duşta tıraş olmayı alışkanlık haline getirmiştir. Duşta sürekli nemli ve sıcak kalan cildin, tıraşa daha uygun hale geldiği de bilinmektedir.
  • Tıraş sonrasında cildi tahriş edebilecek losyonlar yerine yağsız bir nemlendirici kullanmak, cildinizin onarılmasına da yardımcı olacaktır. 
  • Tıraş yönü, erkeklerin en çok tartıştığı konulardan biri olsa da “mutlak bir doğru” olduğunu söylemek imkansız. Bazı erkekler, kılların uzama yönüne ters olarak tıraş olmanın daha yakın bir tıraş hissi sağladığını söylemektedir. Uzmanlarsa kılların uzama yönünde tıraş olmanın cildi koruduğunu belirtmektedir.
  • Tıraş bıçağı, kullanım sıklığına uygun aralıklarla değiştirilmelidir.
  • Göz çevresi

    Tıraş ve sakal - bıyık düzenlemeleriyle başladığımız bakım maceramızda bir diğer adım, yüzün genel durumunu iyileştirecek uygulamalar. Burada da ilk adım, gözler.

    Bir insanın yaşı kaç olursa olsun, bakışlarında yakaladığınız duygu aynı kalıyor. Ancak, gözlerin çevresinde gerçekleşenler, çoğunlukla yaşanmışlıkları ele veriyor. Göz açıp kapamak bir yana, gülümsemek bile göz çevresini yorup kırışıklıklara neden olduğu için, bakımlı erkeklerin yüzlerinde dikkat etmeleri gereken ilk nokta, göz çevresi oluyor. Yaşlanma ve cildin esnekliğini kaybetmesi bir yana, özellikle yoğun çalışan erkeklerde, uykusuzluk ve stres nedeniyle göz altlarında oluşan torbalar veya koyu halkalar da göz çevresindeki görünümü bir hayli kötü etkileyebiliyor.

    (Fotoğraf: Pinterest)

    Peki ne yapmalı?:

  • Yüzünüzü soğuk suyla yıkayarak, oluşan şişliği alabilirsiniz
  • Göz çevresi için özel olarak geliştirilmiş sıkılaştırıcı ve yaşlanma karşıtı ürünler kullanabilirsiniz
  • Güneş gözlüğü kullanarak gün içinde göz çevrenizin maruz kalabileceği zararlı ışınlardan korunabilirsiniz.
  • T-Bölgesi

    Göz çevresi kadar önemli bir diğer bölge ise, T-bölgesi olarak adlandırdığımız, alnınız, kaşlarınızın arası ve burun üstünüzü kaplayan bölge. T-bölgesi, özellikle yağlanma ve buna bağlı gelişen siyah nokta gibi problemler nedeniyle dikkat gerektiriyor. Günümüzde erkekler, bu bölgedeki yağlanma problemi için özel geliştirilmiş kremleri kullanmaya yavaş yavaş başlıyor. Siyah noktalar için burun bantlarını tercih eden erkeklerin de sayısı giderek artıyor. Ancak iş kaşların düzenlenmesine gelince, Türk erkeklerinin “kırmızı çizgisi” - ki bu durumda kaşlar birleştiği için siyah çizgi diyebiliriz - geçilemiyor. Erkekler, kaşları düzenlemeyi fazlasıyla “kadınlara has” bir özellik gibi düşünse de, hiçbir erkeğin yüzünün orta yerinde kendi kendine çıkan, kirli ve dağınık bir görüntü yaratan birkaç kıla yenik düşmek istediğine ihtimal vermiyoruz. Yapılması gereken belli, yağlanmanın da etkisiyle kıl dönmesi yaratabilecek, yüzümüzün en görünen bölgelerinden birisinde hasar oluşturabilecek kıllardan düzgün bir şekilde kurtulmak.

    Tıraş sayesinde derli toplu bir hale gelen, göz çevresi bakımı sayesinde yaşlanmanın etkilerini azaltan, T-bölgesi bakımı sayesindeyse son dokunuşun gerçekleştirildiği yüz dışında, erkeklerin vücut bakımına da önem vermesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var.

    (Fotoğraf: Pinterest)

    Cilt problemleri

    Size sıklıkla duşa girmenin önemini anlatacak veya kötü kokularla başa çıkacak önerileri bir kere daha anlatacak değiliz. Ancak; özellikle el, dirsek, diz kapağı gibi bölümlerde ortaya çıkan kuruluklar ve ayak bölgesinde ortaya çıkabilecek rahatsız edici cilt problemleri için dikkatli olmanızı öneririz.

    Vücut bakımıyla ilgili bazı notlar:

  • Eğer spor yapıyorsanız, özellikle de ağırlık gibi bir alanda kendinizi geliştiriyorsanız, mutlaka eldiven kullanarak ellerinizi korumalı ve antrenman sonrasında ellerinizi nemlendirmelisiniz.
  • Koşu, bisiklet gibi antrenmanlar sonrasında ise vücudunuzun çalışır halde kalmasını sağlayacak sıcaklıkta duş almalı, duş sonrasında ise esneyen cildinizi toparlaması için nemlendirici krem kullanmalısınız.
  • Özellikle kış döneminde, ayak sağlığı konusunda yaşanan problemler ortada. Ayaklarınızı sıcak tutmak istediğinizi anlıyoruz; ancak bunun yolu kışlık ayakkabıların içerisinde birkaç kat çorap giyerek ayaklarınızı havasız bırakmak ve sonrasında kokudan mantara kadar uzanan problemlerle karşılaşmak olmamalı. Kışlık ayakkabınızın su geçirmeyen, sizi soğuktan koruyacak ancak yine de özel yapısı sayesinde hava alan bir ayakkabı olması önemli.
  • Sadece ayaklar değil, bütün vücudun kış döneminde soğuğa karşı koymaya çalışırken yıprandığını unutmayın. Dış ortama çıkınca soğuğa maruz kalan vücudunuzu havadar tutmanın bir yolu, “layering” adı verilen çok katlı giyinme şekli. İnce birkaç parçayı üst üste kombinleyerek ve bu parçaları hava şartlarına göre azaltıp çoğaltarak, soğuk havanın vücudunuz üzerindeki yıpratıcı etkisinden korunabilirsiniz.
  • Saç bakımı, vücut bakımının olmazsa olmaz bir parçası. Kepek problemi gibi sıklıkla görülen problemler için uygun şampuanları kullanabilir, dökülen saçlarınız içinse klinik onaylı ürünleri tercih edebilirsiniz.

  • Hakkımızda

    Offices

    2013 yılında kurulan ve merkez ofisi İstanbul'da bulunan Alve, oldukça geniş bir ürün skalası içerisinde fiyat karşılaştırma motoru olarak işlev gören bir e-ticaret markasıdır.

    Alve, inovatif arama motoru aracılığıyla elektronikten ev tekstiline, modadan kişisel bakıma birçok ihtiyaca yönelik binlerce ürünü fiyat ve ürün bazında karşılaştırma imkanı sunarken, sahip olduğu ürün ve mağaza değerlendirme sekmeleri sayesinde de kullanıcıların kendileri için en doğru ürünü seçmelerine olanak tanır.

    Yazar

    Blogger, moda yazarı, dijital fkirlerin adamı.